18 Haziran 2021 Cuma

Mavinin yerde olanını da sevdim gökte olanı da Sinop

                                                                                       

                          Rıza nur Kütüphane'si


                                              Arka deniz

                         Sabah yürüyüşünden Aşıklar Park'ı








        Yedi ay olmuş gelmeyeli. Korana, havalar derken gecikmiş bir yolculuk. Gelince eve, dışarının havasına alışmak, yeni bir yerde olmak. Eşim önden geldi. Ege'nin okulu var. Salı günü düştük yollara. Özlemişim doğayı, uzun uzun  araba kullanmayı. Molalarla beraber altı saatte yol arkadaşımla vardık. (Ankara Sinop arası 440km. Ilgaz ,Boyabat tüneli ile yol daha kısalmış olabilir.) Ilgaz'da yeşilin her tonu. Boyabat tünelinden çıkarken her tarafı sis sarmış. Neyse çok sürmedi. Sinop Gerze kavşağında bitti. Mavi gökyüzüne eşlik eden beyaz bulutlar. Hava sıcaklığı Kastamonu'da  27  Dranaz' da 14 derece genelde ayağım ağrır ama evden çıkmanın yolda olmanın keyfi bambaşka olunca ne ağrı kaldı ne yorgunluk. 

        Dün sabah yürüyüşe çıktım. Şimdi fotoğraf makinasını alıp çıksam maviye  hasretimi gidersem. 

         İlk gün dedesi toruna dondurma getirmiş. Pek dondurma ile aram yoktur. Belki bir akşam tadarım oda ya vişneli olan ya çilek böğürtlen çıkmamıştır. Sabah çayına simidi özlemişim. Fırından yeni çıkmış simit. Kahvaltı esnasında simitçi seslendi. Bugün toruna krep yaptım. Dünden kalan simit kuru olsa bile çok güzeldi. Her yerin simidi farklı burada simit fırın adları ile anılır.

         Bugün pazarı vardı. Önce yürüyüş üzerine pazar meyve bir iki sebze, kadınlar pazarından tere yağ, birde güzel zambaklar. Mis gibi kokuyorlar. Pazara gidince kendimi şaşıran ben. Sonra birde balıkçılara uğrasam aklımda çarpan almak var. Kilosu seksen lira kılçığı temizlenince altı yüz yetmiş gram kalıyor. Olsun dedim. Geçen yazdan dolapta şarap. Yanına güzel bir  sos.

         Dört ceviz, bir dilim ekmek içi, bir diş sarımsak, bir tutam dereotu ve bir kase yoğurt. Tarifinde mayonez var. Artık sağlıklı beslendiğimiz ( ne derece acaba?) için koymuyoruz. 

        Balık kızartıldı eskiden yüzüne bakılmayan balıklar artık çok değerli. Geçen yıl kilosu altmış lira. Alıp buzluğa atmalı. Yazın restorantlara satıyorlar kalmıyor.

          Nasıl taze anlatamam. Masanın üzerinde pazardan alınan zambaklar. Hem ruhum hem midem bayram yaptı. İki gün kaldı. İyi planlama yapmalıyım. Gezilecek özlem giderilecek cadde, sokak, park ve Sinop dostlarım ve akrabalar. Tabii ki mesafeli bir şekilde.  Özlem gidermeliyim. Tadına hasret kaldığım yemekler. Sabahları hava güzel ve rüzgarlı. İki gün yağmur yağdı. 

       Yarın dönüş zamanı. Ne çabuk geçti. Martıların sesi eşlik ediyor hayata. Bugün futbol sahasında martılar var. Bazen çöpte görüyorum. Denizde balık bitince martılar şehrin içlerine gelmeye başladı. Geçen yıl balkona hazırladığım kahvaltının peynirini gelip alan martılar vardı.

        Ayrılık vakti gelince yüreğimi üzüntü kaplar. Nedense bu şiir birden dolandı dilime.

Haydi Abbas vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam. 
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun; 
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce. 
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana. 
Katıp tozu dumana, 
Var git, 
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan; 
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

CAHİT SITKI TARANCI


17 yorum:

şule dedi ki...

keyfini çıkarın, ne güzel görünüyor mavi ayrı, yeşil ayrı :)

bu şiir hüsnü arkan'ın bestesini çağırdı tabii hemen :) mırıldanmayı (hatta "yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan" kısmını avaz avaz söylemeyi) en sevdiğim şarkılardan. şurada da dursun:

https://www.youtube.com/watch?v=0TbOkQZ8uSY

hüznün tadı dedi ki...

Sinop ve güzel fotolar. Özledim oraları çok. Ve haydi Abbas vakit tamam.

Butterfly dedi ki...

Sinop'a 2016'da gitmiştim. En mutlu insanların yaşadığı şehir olarak seçilmiş bir araştırma sonucunda. Çok beğendiğim bir şehir. Ananın yeri diye bir mantıcı vardı hala tadı damağımda mantısı. Keyfiniz bol olsun

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Sinop gezmesindesiniz, ne güzel! Keyifli günler dilerim. :)

buraneros dedi ki...

Bir kıyas değil elbette ama Eski Bodrum'un el ayak çekilmiş Eylül sonuyla Sinop'un Eylül'ü başkadır, diye düşünmüşümdür hep, çok benzetirim. Elbet biz her mevsimini bilenlerdeniz lakin iş için gidilenleri ayrı tutarak Eylülünün altını özellikle çizmek istedim. İyi eğlenceler size:)

parıldayan çiçek dedi ki...

Şule kısa ama güzel bir geziydi. Şu anda bu satırları yazarken verdiğiniz linkten Haydiabbas2ı dinliyorum. Sevgiler.

parıldayan çiçek dedi ki...

Butterfly selam. Sinp'ta bahsettiğiniz mekan teyzenin yeri olmasın. Çok reklamı yapılan yer insanlar oraya gidiyor. hala kapıda kuyruk var. Eski yerinde doğal mantı yapıyorlardı. hamur karşında yapılır hemen kaynardı. Şimdi makinalaştılar. Yaptıkları makarna türü bir mantı. Biz Sinop'ta daha doğal olanı yemeğe çalışıyoruz. ben evde yapıyorum. Cevizli Sinop'a özgü bir tat. Kendi yaptığım hamurdan pişirme ile buzluğa koyduğum arasında da fark var. Neden bana görede en mutlu her yanı deniz. Aslında bir yarımada. Küçük sakin bir yer. ancak tanındıktan sonra çok kalabalık. yazın. Ve fiyatlarda epey pahalı. Sevgiler.

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam Mihriban Vakit tamam belki on beş gün sonra buluşuruz. Sevgiler.

parıldayan çiçek dedi ki...

Ekmekçi kız teşekkürler.Keyifli tatlı bir yorgunlukla geçen zaman .Sevgiler.

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam Buraneros. Çalışırken ağustos'un ortasında Ankara'ya dönerdim. Eylülde şimdi de çok kalamıyorum. Torunlara bakıyorum. Ancak gelen giden çekildikten sonra şehri daha çok seviyorum. Yaz bitmemiş kalabalık azalmış. Sonbaharın yazdan kalma sarı sıcak günleri ile bir başka oluyor. Yaşadığım veya gittiğim yerlerin her anı ve zamanını severim. Önemli olan keyif alabilmektir. Rüzgarında kara kışında, baharında yazında. fark etmez.(Tabii ama dediğimiz özel durumları da yok saymayız.)Sevgiler.

Sadece C. dedi ki...

Ayyyyy! Sinop çok güzel, martılar, deniz, kayalara tırmanan torun, papatyalar...
Hepsi çok güzel <3 Ne iyi etmişsiniz, kısa olsa da ayrılmak zor olsa da, buna da şükür! Biz de gördük, biz de yaşamış gibi olduk... Simidin çıtırını, taratorun balığın yanında ağızda dağılışını vallahi hissettim.. Yine gidin sağlıklı günlerde elbette!

parıldayan çiçek dedi ki...

Sevgili Ceren Deniz'in doğum günü temmuz başı ondan sonra gideceğiz. Yani kısaca on beş gün sonra. Teşekkür ederim yazları Sinop'tayım. Temmuzda deniz biraz ısınmış olur. Sevgiler.

deeptone dedi ki...

oyyyy ne tatlı güzel anlar, e hemen özlenir tabiii, gidersiniz yinee yaaa, fotiler pek keyifli, sinop ülkemizde insanların en huzurlu olduğu şehirmiş yaaa :)

parıldayan çiçek dedi ki...

Teşekkürler deep. Sevgiler.

pelinpembesi dedi ki...

aH O KÜTÜPHANEDE ne günlerim geçti. tekrar gitmeyi sinopa
o kadar çok istiyorum k.

parıldayan çiçek dedi ki...

Bekleriz biz yazları oradayız evde kütüphaneye çok yakın.

Butterfly dedi ki...

Ayy galiba teyzenin yeri, nedne ananın yeri gibi kalmış aklımda:) ama daha salaş daha lezzetli yerleri vardır ama biz yerli turist olarak keşfetmemiz olanaksız ancak orayı iyi bilenlerle yol almak lazım böyle lezzetlere. Aynı şekilde Antep'de başıma geldi imam çağdaş meşhur fakat bir yerli şu dükkanda yemelisiniz dediği yerde yediğim kebap lahmacun daha lezzetliydi. Hepimiz dijital çağa ayak uydurup marifetsiz olduk bu gün elektirik olmadığını düşünüyorum bir an herkes aç kalır kimse bir şey yapmayı bilmiyor makinasız

Ayancık

                                                         Bayram kalabalığın azaldığı kentin yerlilere kaldığı zamanı özlemek. Kuyruklar, ara...