8 Kasım 2020 Pazar

Korkuyorum Anne





      


       Küçük bir kız çocuğu ya da erkek çocuğu olarak kalmak istiyorum. Büyümek istemiyorum.

       Neden evladım?

       Ben şimdi çocuğum her istediğimi yapabilir miyim?

       Niye olmasın. Neleri yapmak istersin?

       Sokağa çıkıp oynayabilir miyim?

       Tabii kızım, oğlum tüm sokaklar senin olmalı, parklar, bahçeler. Diğer yandan sokaklar tehlikeli. Corona var. Ancak apartmanın ya da sitenin bahçesine çıkabilirsin, parka gidemezsin. 

         Bir de bahçeye inersen maske takacaksın.

         Nefes almak istiyorum. Olsun arkadaşın ya hasta ise sende olursun.

       Okula gidip, arkadaşlarımı, öğretmenimi görüp özlem gidermek istiyorum. Okul şu anda uygun değil. Neden açık değil. Hastalık var. Ama anne babam işe gidiyor. Baban para kazanmak bizi geçindirmek zorunda. Babam madende çalışıyor anne. Orası karanlık. Ya babam orada hastalık kaparsa.

       Anneanne "Bu çocuğu hiç iyi eğitmiyorsun sürekli soru soruyor. Çok tehlikeli kızım." 

      Anne neden tehlikeli olsun. Gördüklerini yaşadıklarını sormak sorgulamak tehlikeli olur mu?

       "Biz annemizden, babamızdan  öyle öğrenmedik. Çocuk çocukluğunu bilecek her şeye burnunu sokmayacak. Onun görevi okula gidip  okul yok değil mi. Olsun internetten, televizyondan dersini izlesin." Bir zamanlar çocuğa günde bir saat televizyon izlemeli dediniz .televizyonu kapattık. Çocuk oyun oynasın derken bak halimize şimdi internete girip ya da benim televizyona da el koydu. şimdi programım başlayacak. Çocuğun dersi var dediler elimden aldılar. Bu hayatta. beni kimse anlamıyor. 

         Anne "Televizyonla çocukları büyütmeyin denilen günlerden bak nerelere geldik."

        Şimdi torunların elinden zorla tableti alıyorum. Belli saatler dışında olmaz. Haydi diyorum. Neden uzun süre internet ve bilgisayar olmamalı. Çocuklar o kadar güzel cevap veriyorlar ki. Sanki sınava girmiş ve on üzerinden on alıyorlar. Peki ben alınca neden bana kızıyorsunuz dediğimde biri çeşitli bahanelerle beni ikna etmeye çalışıyor. Bunu bana yazılı olarak yazar mısın? dediğimde başka bir yaşadığı duyguyu anlatıyor.

       Özel okullar parasını alıyor. Biz evde çocuklarla mücadele içinde. "Kız bunu yazma bak alınır kızın oğlun yada gelinin." Tamam sileceğim onlarda bilmiyorlar mı? 

       Çocuk büyüyünce başka şeyler sormaya başlıyor. Çocuğundan korkuyorsun. çok soru sormak sorgulamak yasak bedeli var diyorsun. Neden kanun var, yasalar var başkalarının hakkı, benim hakkımı savunmak için diyorsun. Sen hep çocuk kal. Büyüme... Gerçekten büyümek bu kadar zor mu? Annemde yok onun kanatlarına sığınayım. Düş kurmak yasak, soru sormak yasak, karşıt görüş ileri sürmek yasak. Bir bakıyorsun tepende bir sinek vız vız diye etrafında. Her şeyi yazamazsın söyleyemezsin, yaşadıklarını anlatamazsın.

        Karşılığı stres, gerginlik, hapis, sansür.

        Bak İzmir'de deprem oldu. Binalar karton kutular gibi yıkıldı. Japonya'da daha şiddetli depremler oluyor Can kaybı yok.

         "Anne yıkıntılar arasında bulunana çocuk yaşıyor değil mi?

         Evet oğlum hayatta çok şükür ölü sayısı bugün kaç oldu? Alışamadım böyle ölümlere pisi pisine yaşamak, depremden kurtul sakat kal. Evi yok olan insanlar, anıları yok. başlarını sokacak evleri yok. kader olmamalı bu yaşadıklarımız. 

        Bizim kaderimiz yaşamak insanca yaşamak olmalı, Depremde, selde, trafik kazalarında ölmemeli. Çocuk, yaşlı, kadın erkek

      İstiklal marşı nasıl? başlıyor "korkma"

       "Korkuyorum hakkımı aramaktan, susuyorum, kavga çıkmasın diye. sabrediyorum, beni anlasın diye."

       Niye öğretilen ile yaşam çelişkili.

       Sen büyümeye mi başladın diyen bir ses. ben büyümek istemiyorum diyorum. Büyümek sorun, büyümek gerginlik, büyümek yaşamak demek  o zaman ben...



Unutulmayan inci taneleri

                                                                                                 Köyde baharın ayak seslerini hatırlatan çiğ...