31 Ocak 2020 Cuma

Bir yaş daha küçüldüm.

       
                                                                 

          Geçen yıl yazdığım doğum günü yazısını okuyalı şurada ne oldu. Aaa dedim bir yıl koştura koştura geçmiş. Üzülsem mi sevinsem mi anlayamadım. Zalim yıllar dedim içimden . Niye yılları suçladım ki. Yılların ne kabahati var. yaşanmış yıllar acı, tatlı geçen günler.
           Çocuk olsaydım doğum günümde küçük sevinçler gizlerdim. Ergen olsaydım genç olmanın gücünü ta yüreğimde hissederdim.
         Şimdi çocuksu sevinçleri kalbimde taşımak için çocuk ruhumun beni teselli etmesine izin veriyorum.
          Büyüdüm de ne oldu? İnsan oldum, kadın, öğretmen, sevgili...
         Arkadaşlar arasında espri konusudur. kulağımız duymayınca "gençlikten" deriz. bunun misali gitgide gençleşmek ah ne güzel olurdu.
          Niye gençleşmek genç kalmak ister insan içinde kalan yaşanmamış günler için mi? Yoksa yapmak istediklerimizi erteleyip yapamadığımız için mi?
          Hamur bu. Bu hamurdan elde olan bu.ne olacak. Öğretilenlerden benim öğrendiklerimden çıkan sonuç belli.
           Yıllar önce yazdığım bir yazı geçti elime orada şöyle yazmışım:

BİR BAKMIŞSIN Kİ YAPILACAK BİR SÜRÜ İŞ.
HA BİRE SIRTLANMIŞIZ.
NEREDE BENİM YAŞAMIM?
ÖNCELİKLER,TERCİHLER SİZİN Mİ?  BAŞKALARININ MI?
SİZİN ÖNCELİĞİNİZ OLDUĞUNDA ADI BENCİLLİK OLUYOR.
BİR AİLENİZ BİR İŞİNİZ VAR.
TOPLUMUN DEĞERLERİ,ALIŞKANLIKLARI,
BİR BAKIYORSUNUZ SİZİN OLMAYAN TERCİHİNİZ SİZİN ÖNCELİĞİNİZ OLUYOR
ÇIKMAZLAR İÇİNDE KALMAK AYRI BİR DURUM
HER ZAMAN BEN OLMAK MÜMKÜN OLMUYOR.
ÇELİŞKİLER İÇİNDE YAŞARKEN
NE YAPMALI, NASIL ÇIKIŞ BULMALI
YAŞADIĞIN HER ANI DİKKATLİ VE UYANIK YAŞA
08.10.2002
     
         
         Yaşamın hızına ulaşmak mümkün değil. belki kıyısından köşesinden ucundan yakalarım diye koşturup duruyorum.

   
                                         

Unutulmayan inci taneleri

                                                                                                 Köyde baharın ayak seslerini hatırlatan çiğ...