18 Ocak 2026 Pazar

Eşik


                                                                   Yukarıda  sol tarafta benim kaybolmak adlı oyun atölyesi. Ayrıca Kaybolmak yazısı içinde diğer atölye çalışması olan Benim bedenim benim kararım var.

       Hayatın her dönemi ayrıdır. Gençlik, öğrencilik, çalışma hayatı orta yaş, emeklilik. Biri biter biri başlar kışın sonu bahar ben kış insanı değilim. Yürüyüşler azalır, kilo alırım hareket azalır neyse önümüz bahar. Kış eşiğini atlatmama az kaldı. Bu gece ve üç gün boyunca Ankara gece  - 8 derece. Sabah gazete almaya gideyim biraz da yürüyeyim dedim. Yolu uzatmaktan vaz geçtim. Soğuk çok soğuk. Hemen gazeteyi alıp eve döndüm. İnşallah bu soğukta dışarıda kimse yoktur. Gece çalışanlara kolay gelsin diyorum.

        Aynı zamanda yaşlılık eşiği. Geri dönüp baktığımda aman diyorum bir şeyler yaptın yapıyorsun. Diğer yanda koltuğun üzerindeki zamanlar televizyon, internet tek düze zamanlar. Sonra diyorsun ki  ne oldu bunca zamanda. Niye böylesin memnun musun hayır değiştirmek için ne yapıyorsun bilmem o zaman çıkamazsın içinden engel olan ne o eşiği aşman için ne yapacaksın bol bol kitap aldım okuyorum sorguluyorum bedenime bakıyorum. Yavaşla diyor ama bu kadarda değil. 

     Hayatımda stres yaratan durumları azalttıkça dış dünyadan kopuyorum. Evden çıkmak demek konfor alanından çıkmak demek. 

      Çevremdeki insanlara bakıyorum. Benden daha yaşlı ama ruhları genç olan insanlara. Nasıl başarıyorlar diye soruyorum gözlem yapıyorum.

       Bu arkadaşlarımdan Demirtaşlar karı koca ressam. 

        Resimleri ve gravürleriyle bir sergiden diğerine gidiyorlar. Sürekli üretiyorlar. 

        Bazı insanlar eşiği atlıyor bazıları atlamıyor. Bazıları yaş eşiğini hissetmiyor hep genç. Bazılarının ruhu yaşlı. Bazıları hep genç. Kimisi de farkında değil. Her insanın yaşadığı yer yaşı alışkanlıkları farklı.

        Bir zamanlar Sinop Bienalinde "Kaybolmak, Benim bedenim benim kararım" adlı oyun atölyesinde Yönetmen Hülya Karakaş'tı. Sinop İçin güzel bir çalışmaydı. Ben de atölye çalışmalarına katılmıştım. Ayrıca Emre Koyuncuoğlu'nun atölye çalışması oyun yazma üzerine eğitim verilmişti. Bir haftada oyunlar yazılıp Sinop halkına bir hafta içinde hazırlanarak oynamışlardı.  " Kum zambağı "adlı oyunu yazmıştım. Kendi ayakları üzerinde duran bir kişinin hayatıydı. Tıpkı Kum zambağı zor koşullar içinde açan bir çiçek gibi bir hayat. Bir de drama çalışmasına katılmıştım. Mahir Namur'un Sinop Bienali kapsamında. Sinop Bienali bana sanatın şehrin her yerinde yapılacağını her bireyin katılabileceğini öğretti. Buraya nereden geldim. Facebookta dolaşırken Sinopale'de  Kaybolmak adlı atölye çalışması paylaşılmıştı. Birden o günlere döndüm. 

                                                                          


           Sokullu Mehmet paşa Lisesi'nde beraber çalıştığım arkadaşlardan emekli grubunda yaşı yetmişli yılların sonu seksen olan arkadaşlar var. Ruhları genç beraber geziyoruz. Eylül ayında Baltık Ülkeleri Letonya, Estonya ve Litvanya'daydık. Zeynep Öğretmenim, Fatma Öğretmenim. Ölmeden gidecekleri ülkeleri sayıp plan yapıyorlar . Enerjilerine hayranım.

        Hep genç olmak mümkün değil. Hangi dönem olursa olsun o eşiği atlayabilmek güzel. 

       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Eşik

                                                                   Yukarıda  sol tarafta benim  kaybolmak  adlı oyun atölyesi. Ayrıca Kaybol...