13 Mayıs 2021 Perşembe

Papatya güzelliğinde

                                                      


         Bir iki gündür düşünmekteyim. Yeni blog yazısının konusu ne olsun. Aklımda yaşlılık geçiyor. Tamam onu da yazacağımda "beni benden alan kır çiçekleri papatyalar üzerine yazmalıyım." diye düşünmekteyim. Kahvenin fotoğrafını çekmekle uğraşırken yanına çiçek koyayım dedim. "Hangi çiçeği koysam" diye düşünürken tohumdan çıkan kır papatyalarından dayanamayıp az biraz kopardım. Hemen suya koydum. Şu anda da masamın üzerini süslüyor.

       Bazı çiçekler benim için gerçekten özel kır çiçekleri mi yoksa tohumdan ya da fideden ektiğim çiçekler mi? Her ikisinin yeri ayrı. saksıda tohumdan çıkan çiçekler ayrı güzel. Ama petunyalarda ayrı. O renklerin güzelliği kelimelerle anlatamam. Her sene gider aynı çiçekleri alır gelirim. Sanki bir tören misali. Çiçekçide  petunyalar gözüme ilişir. Balkona girince kokusunu hissederim. Kaktüs sevgim de bu sene arttı. En azından su istemezler. Yazın evde ölmezler. Geçen yıldan kışın dondan kurtarabildiğim sardunyalar sanki kocaman top olmuşlar. Gelir gider bakar dururum.

        Yaş konusuna gelelim. Geçenlerde torunları bahçeye indirdim. O arada bir komşu geliyor. "Bak yaşlı teyze geliyor Deniz" deyince "Anneanne sohbet edersiniz" dedi. "Ben yaşlı mıyım? Sen benim anneannem olduğuna göre tabii ki yaşlısın "diyen Deniz'e ne cevap verilir.

       Seksenli yıllardan tanıdığım arkadaşla telefonda konuşuyoruz. Bir arkadaştan bahsediyor. Afrika'da sekiz su kuyusu açtırmış. Dokuzuncu kuyu için çalışıyormuş Ya yetmiş yaşında diyorlar. "Evet dedim "Eskiden yaş yetmiş iş bitmiş." derler. Şimdi hiçte öyle değil. Peki sen kaç yaşındasın altmış üç, ben kaç yaşındayım altmış iki. Off çok yaşlanmışız. Eğer işe sayı olarak bakarsak yaşlı. Ama ruh genç kız. Olsun ya bel fıtığından ve sağ menisküsten akşamları zor uykuya dalıyorum. Bazen ağrı kesici alıyorum. Yine de her yaşın güzelliği ayrı.

      Bu güzellikler neler bir bakayım.

       Güzellikleri düşündüm aklıma ilk önce bir şey gelmedi. 

      *Bu yaşa kadar gelebilmek,

       *Torunlarımı görmek,

        *Sağlıklı olabilmek, kronik rahatsızlığı olmamak. (Burun tıkanıklığı, bel fıtığı, menisküsü saymıyorum.)

         *Hayatı sevmek, mutlu olmak için çiçek, tohum ile uğraşmak, yazı yazmak, fotoğraf çekmek, resim yapmak.

        *Yaşamın zorlukları ile baş edebilmek,

          *Pratik olmak, mutfağa girince yaratıcı olmak.

         Liste uzayacak. en iyisi burada keseyim. 

          Arkadaşımdan limon aldım. Yirmi altı kilo. Dışarısı sıcak. Ne yapabilirim? hepsini buz dolabına koydum. Aklıma İtalyanların limonçellası yani limon likörü geldi. Fakat alkolü az olmuş. Beğenmedim. Yasak bitince alıp içine katayım. Birde limonata yaptım. Bol c vitamin şekeri az. İçine iki ya da üç portakalda kattım. hem rengi hem tadı ayrı güzel.

          Bugün sabahtan bayram görüşmeleri tebrikleri vardı. Saçımı maşaladım. Makyajımı yaptım. En güzel kıyafetimi giydim. Görüntülü görüşmelere hazırdım. Bir yıldır spor kıyafetler. Şimdi bakkala gazete almaya giderken değişik değişik giyiniyorum. Eşortmandan kurtuldum. 

         Papatya güzelliğinde, limonata tadında bayram olsun.







                                                 
                                                   


                     Evin çiçeklerinden bir demet. Üstüne tıklarsanız daha güzel oluyor.

         

27 yorum:

Şeyma Nil dedi ki...

öyle seviyorum ki yazılarınızı. şimdi 22 yaşındayım. ama yaşlanmak bana çok korkutucu gelirdi. sizin neşenizi yazılarnızı fikirlerinizi okudukça diyorum yaşamaya değer yaşlanmaya değer.papatya kokulu bayramlar dilerim.

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam Şeyma Nil ben hiç yaşanmadı ki ben hep 23 hep 23 bir sonraki yazım o olsun. Neden 23 anlatacağım. Güzel iltifatların için teşekkürler gecemi aydınlattın. Hayattan korkma yerine bırak hayat ve yaşlar korksun sizden. Şu an terasta elimde şarap müzik eksik bir şeyler var diyor. Ve ben akşamın geceye dönüşümünü izliyorum. Gece ne güzel şu an. Ay incecik hilal ve ben zamanı durdurdum.

hüznün tadı dedi ki...

Sen hep parılda parıldayan çiçek.

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam hüznün tadı. Parıldamaktayım ama ben farkındamıyım. Bilmiyorum. Dünden sonra yarından önce Zuhal Olcay senin için söylüyor. Sevgiler.

buraneros dedi ki...

"Papatya güzelliğinde, limonata"

Bence bu hayattaki en güzel ikili. Bir bayram günü yazısına da çok yakışmış.

Çocukken bir limonata delisiydim, şimdilerde -şehrimde-bir pastane dışında gerçek limonatayı bulmak zor ki o pastanede 1928'de kurulmuş ve kuşaklardır aynı yerde, iyi ki hâlâ aynı tat:)

Sizin bayramınız da papatya güzelliğinde, limonata tadında olsun:)

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam bu buraneros limonlar ilaçsız. Silifke Taşucu'ndan geldi. Ne güzel herşeyin eskidiği ve değiştiği zamanda zamana direnen yerlerin var olması. Sevgiyle kalın.

şule dedi ki...

bugün eşim de çocuklara limonata yaparken bize de limonçello yapmış. Henüz tadamadım tabi ama aklım kaldı çok fena :)
size de hem afiyet olsun, hem iyi bayramlar :)

parıldayan çiçek dedi ki...

Ne güzel tesadüf Şule sevgiler.

bücürükveben dedi ki...

Ah, ne kadar güzel çiçekler, imrendim. Elinize sağlık. Genç yaşta anneanne olan birkaç blog ve facebook arkadaşım var insan şaşırıyor :) yaşlılık zor tek dileğim elden ayaktan düşmeden yaşlanmak. Sevgiler:)

Yaşamdan Yazılar dedi ki...

Hayatı dolu dolu yaşamanız ne güzel :)

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam size yorum yazdım yayılmaya basmamışım. Elden ayaktan düşmeden gezerken önü tarafa gitme duası ve düşüncesindeyim. İstemek bedava. Sevgiler

parıldayan çiçek dedi ki...

Teşekkürler yaşamdan yazılar. Hayatı bekleme yerine içine dalmak galiba. Sevgiyle kalın

EĞİTİM PINARI dedi ki...

Görseller çok güzel, İyi çalışmalar ve iyi bayramlar:)

İzler ve Yansımalar dedi ki...

Hayata coşku veren yazı ve harika görseller, sabah sabah ne yi geldi! Limonataya bayılırım. Size de papatya kokulu bayramlar dilerim.😊 🌸🌼🌺

*mehtAp dedi ki...

Sevgi dolu, sağlıkla yaşlanmak güzel tabii ki. Kaçınılmaz olunca kabullenmek de gerekiyor.Gençlik gidiyor diye moral bozmamıza gerek yok, asla yok.
Papatyalar harika, limoncella hiç duymamıştım ama ev yapımı limonata şahane olur.İyi Bayramlar,sevgiler.

parıldayan çiçek dedi ki...

Teşekkürler mutlu bayramlar eğitim pınarı

parıldayan çiçek dedi ki...

Teşekkürler mutlu bayramlar.

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam mehtAp limoncella İtalyan yapımı limon likörü. Sevgiler.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

İyi bayramlar! :)

Petunyayı çok seviyorum, renklerine, kokusuna bayılıyorum. Ne var ki, kaç sene üst üste balkonda çabucak bozuldular, üzerlerine yapışkan bir şey geliyor, dokununca eline yapışıyor, çiçekleri kurutuyor. Sonra petunya sevdasından vazgeçtim, beceremiyorum dedim.

GeCe dedi ki...

Ne guzel bir yaziydi hem cicekler hem enerjiniz icimi acti 🧿 62 kere ☺️

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam ben çiçekleri söküp Sinop'a götürüyorum. O zaman petunyalarda benimde bal oluyor. Aslında bir tür çiçek hastalığı. Sevgiler.

parıldayan çiçek dedi ki...

Teşekkürler Gece sevgiker.

Şeyma Nil dedi ki...

Neden 23 merakla bekliyorum yazınızı

parıldayan çiçek dedi ki...

Şeyma Nil yazıyı yazdım. Ancak blogta geç çıkıyor. Facebokta paylaştım. Akşama düşer .Sevgiler.

müfred dedi ki...

Hep beyaz papatyaya aşinayız kırlarda. Pembe papatya ilk defa görüyorum. O da ayrı bir güzellik.

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam hoşgeldiniz Müfred bodrum papatyayı deniyor. Birçok rengi var. İki yıldır baharda alıyorum. Sevgiler.

müfred dedi ki...

Hoşbuldum. :)
Ne güzel. Papatyayı çok severim. Kır çiçeklerini genelde severim.

Bugün günlerden sarı sıcak mı olduğunu bilmediğim bir yaz günü

                                                                                           Ebru keyfi yapıyorum                             ...