10 Ekim 2017 Salı

6 Orkestranın elemanları ayar yapmakta zorlanıyor

   
  Bedenim isyanda dün beşte uyandım bugün altıya terfi ettim. Bedenin dilini çözmek istiyorum.            "Zihin diyor ki uyumak istiyorum."
         Beden burnun tıkalı ben ne yapayım uyandıran o
       " Artık organlarımın hepsi konuşmaya başladı. Ses de veriyorlar.
        Çözüm , konuşan organlarını dinle. Dinlemesem de bir güzel dinletiyorlar. Bedenim orkestra her organdan farklı bir ses. Meğerse ne mutluymuş bir zamanlar. Bu müzikleri hiç sevmiyorum. Ama elden ne gelir. "Kızım sende halan kaç yaşındasın verilen mesajları almıyorsun, o zaman  alıyorsan da doğru tedavi uygulamıyorsun. kendine bakmıyorsun diyerek kendi kendime kızdım.
         "Bak bedenim seni seviyorum. Lütfen teker teker gelin çözüm üreteyim. Olmaz ki haksızlık bu."
         "Çok sızlandın  zamanında kıymetimizi bilseydin"
           "Söz sizleri seviyorum. Her biriniz benim için çok değerlisiniz." deyip provadaki orkestranın kapılarını kapattım.
        Sabahları orkestra ile her aleti akort etmekle uğraşıyorum.
         Diğer yandan koşturmaktan akort işi yarım kalıyor.
         Sabah yürüyüşlerine tam gaz devam ediyorum. Zihin meşgul olunca sonbaharın yavaş yavaş  renklere yansımasını görmeden es geçiyorum.
        Yavaşla denilen iç sesimi artık duymalıyım.
         Dün dizime prp yaptıracağım. O da nedir diye merak ettiniz. kanınızı alıp ayrıştırıp tekrar dize iğne olarak veriliyor. Sağ dizimi yaptırdım.memnunum Sol dizimde istiyordu. Dün tansiyon düşüklüğünden dolayı damarlar tutturdu size bugün kan vermek istemiyoruz. Delik deşik kollarla kaldım ortada. Doktorum "bu iş bir kaç gün sonraya kalsın" dedi. Haklıydı. Bunun üzerine güzel bir demli çay keyfimi yerine getirdi. Dönüş yolunda çağdaş sanatlar merkezine uğradım. Sanat olaylarından uzak kaldık. Biraz sosyalleşelim dedik. Boşluk adlı sergiyi merak ediyordum .Onun açılışına katılamadım.
        Her katta bir sergi.
        Önce Beyaz melekler Nursel Sökmen Bayram'ın tablolarını gezdim.




        Ardından BOŞLUK adlı sergi. İçinde bulunduğumuz coğrafya ve dönemle yüzleşme.
Nazım Hikmet resimleri sergisi. Ressam Haydar Özay. Nazım Hikmet'in " salkım  söğüt" ve "masalların masalı " şiirlerini kendi iç dünyasından yola çıkarak siyah ( değişik bir kağıt üzerinde) yağlı boya ile yorumlamış. Resimler beni yordu. Bir kaç sade resim vardı. Düşüncelerini günümüz Türkiye'sine gönderme yaparak anlatmaya çalışmış. Bir karışıklık belirsizlik hakimdi.

2 yorum:

Handan dedi ki...

Geçmiş olsun.

Sergiyi gezmen ne iyi gelmiştir :)

parıldayan çiçek dedi ki...

Teşekkürler aynen.