14 Mart 2017 Salı

Benim Kadınlarım






Kadın olmak cinsiyetimin farkına varmak ilk ne zaman oldu bilmiyorum. Çocukluğumun düşsel dünyasında anılar denizine dalıyorum .Orada kadınlığımın ilk belirtilerini arıyorum. Annemin mutfakta ,babamın inşaatlarda çalışması dışında bir farklılık görmüyorum. Babamın her ev (babam inşaat ustası) yapışında annem eline süpürgeyi alır; evin içini inşaat kirinden tozdan talaştan arındırırdı.  (Aman Allahım bu arada p harfini aramakla meşgulum .Nihayet buldum.)
 Bizim ailede beş kardeşiz .Kimse cinsiyetine üzerine bastırıp ben erkeğim yada kızım demedi. Büyüdüm. Okulda kızlar ve erkekler vardı. Okuldan bir arkadaşım çıkma teklif etti. Küçük bir yer sadece laf söz olur diye kabul etmedim. Ancak onu da çok beğenmedim. Yavaş yavaş cinsiyet ...Laf edilmesi galiba cinsiyet oluşuyor. Geleneksel kültürün benim üzerimdeki etkisi fark edilmeye başlıyor. Ne demek kardeşim. İlk aşk ilk çıkma o kadar güzel ki...
 Kalıplar ve kültür ve coğrafya.
Hala farkında olmamak ezilen olmamak... Arada üniversiteye okumak için yollanan ben. Ne güzel! Modern aile benim ki cinsiyetin önemi olmamak. Kız ya da erkek veya  kadın ya da erkek. Aile içi baskı yok.
Bazı bazı düşündüm . kadın yada erkek olmayı. Ben kadınım halimden memnunum.
Aslında nereden buraya geldim; bir tablom vardı. Muhteber Demirtaş'ın kadını  . Şimdi yanına Nermin Alpar' ın kadını geldi. Birde çok eskiden Erkan' nın. Oğlumun ev arkadaşı (üniversiteden) onun üç kadını vardı. Ne güzel bir ailem varmış. Cinsiyetin önemli olmadığı sadece insanın önemli olduğu . Benim kadınlarım da annem, eşimin annesi ablaları teyzelerim. Kadın değilde insan olmanın en güzel yanlarını taşımak. Tabii ki birde kızım. Bir de insan olmayı zihninden  ve yüreğinden ayırmayan tüm kadın ve erkekler...

Uyanış

Sabah uykusundan  kalkınca dışarıya baktığımda her yer kar içindeydi. Martın ortası ve kar. Dün hava durumu söylemişti. Ankara'nın yüksek yerlerinde kar. Dikmen'de yüksek sayılır. Kahvaltı sonrası aman doğanın uyanışını ve karı kaçırmayayım dedim. Hem yürüyüş hem kar fotoğrafı olsun  Tabii hava yumuşak olduğu için kar yağmura dönüştü, çatılarda eridi. Kar fotoğrafı değilde doğanın uyanış fotoğrafı oldu. Uyanmak sanki yeniden doğmak, heyecan ,,mutluluk, gözün açılması, aydınlanma. İnsanı bazen bir kelime bazen bir olay bazen bir anı uykusundan uyandırır. Daha önce bakmadığın biçimde olaya ,insana bakarsın. Uykudan uyanmak kendiliğinden olur. Vücut dinlenmiştir. Zihnin uyanması bazen geç olur. Doğaya hayran kaldım. Ne güzel zamanı gelince uyanıyor.









12 Mart 2017 Pazar

Doğanın Dengesi

Doğada her şeyin bir zamanı vardır.
Son çalıştığım okulun koridorunun sonunda bir çiçek vardı. Her yıl mart ayı geldiğimde bu çiçek açar ,koridorun sevimsiz soğuk yüzünü aydınlatırdı. Ben de o çiçekten bir soğan aldım. Emekli olduktan sonra eve getirdim. İlk yıl evin değişik yerlerini denedim açmadı. İkinci yıl mutfakta balkon kapısının önünde  aynı zamanda cam önü orada açmaya başladı. Her yıl mart ayında bu zambak çiçeği açar  Mutfağımdan "bak bahar geldi "diye bana seslenir. Yalnız bir sene ikinci defa yazın açmış. Şaşırdım. mevsimler mi değişti yoksa doğanın dengesi mi değişti dedim.
Bana göre yinede denge  var. Ayrıca bu çiçeğin açması için yeterli ışık olmalı. Ben hep doğadaki çiçekler, bitkiler ,ağaçlar ile insan arasında benzerlik kurarım. İnsana da sevgiyi verirseniz oda size geri döner. Ayrıca insanın olgunlaşması için zaman gerekir. Vücudumuzda nasıl tüm organların  arasında çalışması için denge varsa  tıpkı doğada aynı   denge var.
Söğüt ağacı yapraklanmaya başladı.
Şu an dışarıda kurşuni gri bir hava, yağmur yağdı yağacak. Çimenler kuru  suya ihtiyacı var. Ağaçlar bitkiler tomurcuklanmaya başladı. geç kalmadan dışarı çıkıp yürüyüş yapmalı .Doğanın ilkbahara hazırlanmasını seyretmeli.

20 Şubat 2017 Pazartesi

Gölbaşı'nda buzlar çözülmeden












Uzun zamandır Gölbaşı'na gidip fotoğraf çekmek istiyorduk. Nihayet bu arzumuzu gerçekleştirdik. Önce Fevzi Hoca'da balık yedik. kiremitte karides harikaydı. Orman bakanlığının içinde yeri. Sonra ver elini Mogan Gölü . Güneşin batışını yakalamaya çalıştık. Güzel bir sohbet ve bol fotoğraf çekimi ile güne noktayı koyduk.

1 Şubat 2017 Çarşamba

Dünya arkadaş günü

Bu sanal aleminde güzel yanları var. Facebook hatırlattı. Bugün dünya arkadaş günüymüş. Eh benim gibi eleğini duvara asmış kişi olarak benim için arkadaşlarım çok önemli. Bazen bir telefonun ucunda ,bazen bir kahve içimindeki sohbette, bazen canınız sıkılsa iki laf edip sizin yüreğinize su serpen sevgili arkadaşlar Şehirler bile arkadaşlarla anlamlı .Bütün sevdiğim arkadaşlarım benim için özeldir. Yerini kimse tutamaz .Can dostlarım gününüz kutlu olsun.
Sabahleyin televizyon izlerken İran 'lı bayan sanatçının Amerika'nın yedi ülkeye vize uygulaması ile ilgili şu sözü çok hoşuma gitti." Hiç kimse umutları ve geleceği sınırların ardında durdurulduğu için bitmesin."

Bir yaş daha büyüdüm mü küçüldüm mü?

Bir yaş daha büyüdüm . Bir arkadaşımın dediği gibi yeni dünya yaşında bir yıl daha yol aldım. Benim için yaşadığım her gün anlamlı . Her yeni bir gün adı üzerinde yeni gün. Yaşıyacaklarımla daha değerli. Umut dolu. Gelecek günlerimde önce sağlık sonra enerji istiyorum. Ve güzel aydınlık yarınları yalnız değil sevdiğim dostlarla beraber  bana enerji veren insanlarla bir arada geçirmek istiyorum. Galiba enerji dediğim olayı  sevgili torunlarım Ege ve Deniz' den alıyorum. Ancak sevdiğim arkadaşımın bir telefonu ya da sanal alemdeki, iyi dilekleri beni çok mutlu ediyor.Sevgili oğlum Burçak... Ayrıca sevgili kızım Didem ve sevgili oğlum Efe'nin davetleri ... ve sevgili dünürlerim Akın ve Binnur ile bir arada olmak ayrı bir mutluluk. Telefonda bana iyi ki doğdun diyen özel insanların şarkılı mesajları. (Atiye ,Seyyare ve sevgili Eşim Aziz... )Yalnızlık güzel. Ancak sevdiklerimle  geçen günler daha da güzel. Bir de şu var. Yaşamda beklemektense sürprizler hariç eyleme geçmek daha da güzel. 

12 Ocak 2017 Perşembe

Bu şehir ne kadar çok anı yüklü



Bu sabah facebook sayfasında fotoğraf sanatçısı arkadaşım Zeynel Yeşilay eski Ankara' yı anlatmış. Beni geçmişe gönderdi bir an. Bu sabah planımda bir kaç iş varken ben kendimi bu satırları yazarken buldum.
Bu sabah kahvaltıda haberleri dinlerken insanların kendi kendilerinin feshini gördüm duydum. İçtiğim çay ağzımın içini berbat etti. Yüreğim isyanlarda.
Bu sabah gençliğimi yaşadığım bu kentle beraber yaşlanmaya başladığımı hissettim. Gençlik Park'ta evlendiğim yerin bir ofis yapıldığını gördüğümde hissettiğim acıyı bu şehir büyürken geçtiğim sokakların ,binaların yıkılıp nasıl yok edildiğini görmenin acısını yazacak kelimeler aradım.
Ben bu sabah anılar denizinde boğulmadan günlük hayatın telaşına düşüp hüznümü saklamak istedim.
Kalkmalı bu masadan hayatın içine dalmalı . Anıların güzel mutlu olanına sarılmaktan başka bir şey yok galiba.
Bu sabah soğuk keskin ayazın beni uyandırması için terasa çıkıp günaydın hey Ankara diye bağırasım geldi.