23 Mayıs 2012 Çarşamba

Kitap bir serüvendir.

Sevgili Mihriban bana kitap okuma ile ilgili bir mim göndermiş.Ben de seve seve cevap vermek için bilgisayarın başına geçtim.İlk aklıma gelen Japon'ların her yerde metro dahil ayakta kitap okumaları.Benim kitap okuma serüvenim ise okuma yazmayı öğrendiğim ilk kitap başına ceviz düşen bir kişinin hikayesiydi.Çocukluğumda ne bulursam okuma ve ders kitapları okumayla geçti.Seksek diye bir dergi.Maceralar söz konusuydu.Son sayıyı almadığım bir gün sokakta gördüm.Yerde dergi duruyordu ,çok heyecanlandım.Ayağımla sayfaları karıştırdım.Ne büyük mutluluktu benim için.Doğan kardeş ve çizgi romanlar ardınden ergenlik .İlk kitabım daha dün gibi aklımda Alkatraz Kuşcusu,Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok.Aşk romanı Erguvan Ağacı.Edebiyattan kompozisyon zayıf .Kitaplardan yararlanarak güzel bir kompozisyon .Zayıf düzeldi.Gelsin klasikler.Ve üniversite.Felsefe ,Psikoloji kiTapları.Hegel,Sartre Eric From Sevme Sanatı.Marx,Sokrates,Aristoteles,Platon ile tanışmam.Bana yeni bir dünya sunmuştu.Felsefe tarihi ve Aydınlanma ile kendi karanlığımı yırtarak Kant'a ulaşmam.ardından Varoluş felsefesini benimsemem.Mezuniyet tezimi Varoluşculuk üzerine yapmayı düşünürken ilgilenen Hocanın farklı olması nedeniyle varoluşçuluktan vazgeçmem.Felsefesinden değil ama.Ardından Simone de Beauoir.Feminizm ile tanışmam.Kadın adlı 3 lik kitabını almıştım.Sartre ile aşkına hayran olarak yeni bir hayat.Mantık e sosyoji kitapları ile aklımın eksik yönlerini tamamlamaya çalıştım.Bir yandan da toplumu tanımaya başlamıştım.Artık dar ufkum bayağı genişlemişti.Tek bir şey biliyordum.Başkalarının bilgisinin yanında  benim bilgimin hiçliği.Nihilizmi kesfetmiştim.NE KADAR AZ ŞEY BİLİYORDUM.OKUMAK SUSUZLUĞUMU AZALTMAMIŞ TAM TERSİNE ARTTIRMIŞTI.
Eşimle tanıştığımızda kitaplığım vardı.Birde onun ekonomi kitapları.Ardından o kitaplık bir odayı kapladı.Bir önceki evimizde mutfak dolapları dahil, ev kitap doluydu.Tuvalet hariç.Portmantodaki kitaplar kapı önüne varmıştı.Kitaplar için yeni yer bulmak lazımdı.Bu sefer ev değiştirelim dedik.Kitaplara uygun yeni ev aramaya başladık .Uygun ev bulundu.Taşıyıcılar kitap taşımaktan tabii çok yoruldu.Çocuklarda evden gidince eşim onların odasında boş duvarlara ve yerlere gözünü kestirdi.Onun üniversitedeki odası kitap dolu.Gelelim kitap okuma serüvenime kaldığım yerden devam edeyim.Hafta sonları.Gırgır ve benzeri dergiler.Kızımın aldığı kitaplar Çatı ve diğerleri Ramses.Sadizmi anlatan kitaplar.Buket Uzuner'in kitapları ile tanışmam,Kumral Ada Mavi Tuna yazarın çıkan tüm kitaplarını takip etmem.Ardından İnci Aral.Ülkemde kadın olmak.Orhan Pamukile hayatını anlattığı kitaplar.Cevdet bey ve oğulları.Kara Kitap,Beyaz Kale,Benim adım kırmızı .Bir türlü bitiremediğim.Yeni Hayat ve Masumiyet Müzesi.Sabahlara kadar okuduğum polisiye dizileri yazarı Granje Taş Meclisi.Psikoloji kitabı gibi tabii sonunda zırvaladı.Ama iyi araştırmacı.Sora oda arkadaşım Günhan'ın önerdiği Sıcak Külleri Kaldı Ve Ergüvan Kapısı yazarı sosyolog Oya Baydar.Çok iyi araştırmacı yazar.toplumu iyi gözlemlemişGaliba benim serüven yeni başladı bir sonraki yazımda kaldığım yerden yeni yazar ve şairler ile devam edeceğim.

13 Mayıs 2012 Pazar

Güzel insanlara


Tarifsiz bir hüzün bu,sabah kime telefon etsem diye düşündüm.Kızımı aramak üzereydim ki .O beni aradı.anneler günü bile değişti. Telefonun ucunda onun sesi yok.Albümdeki resimlerden anıların arasına düşen anların resmi var.Sabah uyandığımızda açılan böreklerin kokusu burnumda.kahvaltıda haydi Zehra bir kabaklı omlet yapsan sesini içerden duyuyor gibiyim.Şimdi ise yeğen aradı annaneler ve anneler günün kutlu olsun diye.Artık bizler annelerimizin yerini aldık.Zaman nasıl değişiyor.Aynı zamanda çok hızlı.Bugün karşılıksız bir insanı sevebilme günü.Çıkarsız.Sadece bir güne sığmayan o özel insanlara.

17 Nisan 2012 Salı

Ege'm




Koyu lacivert arada bir ışık oyunları ile mavinin  değişik tonları ile ince bir çizginin biraz daha kalını çekik gözlüm ,insanı gönülden vuran Ege'm dünyaya geldi.Kızımın doğumdan çıkınca gözyaşlarındaki mutluluğunu ifade etmede zorlanıyorum.Hepimizin kendimizden bir parçasını aradığımız ama en çok da annesinden gözlerinin çekikliği ile babasının dudaklar ve gülünce üst damağının barizliği ...Birilerine benzetmek çabamız nafile.İnsan ilk önce birinin gözlerine bakarmış o yüzden torunum annesi Didem ya da dayısı Burçak diyoruz yine de.

11 Mart 2012 Pazar

Neden varız,neyiz,kimiz?



Siz başlığa bakmayın.Son günlerde genç yazarlardan Hakan Günday'ın önce AZ adlı kitabını okudum . Şu an elimde olan PİÇ adlı kitabını okuyorum.Bu yazarla tanışmam kızım sayesinde oldu.Ondan okumak için  kitap istediğimde bana iki kitabını verdi.Şu an elimde yarım olan KİTAP PİÇ.Orada bir soru  sormuştu.Mesleğin nedir?Oradan çağrıştırdı bu sorular.Arkadaşıma bu kitabı ve soruları anlatırken dedi ki.Sen yeni mi farkettin bunları?Yoo dedim.Biliyorum bunlar varlığın var oluşun soruları.Oradan da nihilizime varıyoruz.Bazen televizyonda ya da çevremizdeki insanların öyle görüşleri var ki.Bu insanlar saçmalıyor ya da düşünmeden konuşuyor diyorsun.İnsanın zihnine geleni savunmak anlatmak için mantık süzgecinden geçirir.Bazen geçirmeden konuşuyoruz.Düşünmeden zaman zaman benim de yaptığım saçmalıklar var.Alışkanlık dersin ,safsata dersin.Var oluşçuluktan nereye vardık .Felsefi derinliklerden çıkıp gerçekliğe gelmemiz  çok kolay oluyor.Şu an yaşamamız için yapmam gerekenler var.Alışveriş ve yemek.Felsefeyi sevdim.Soru sormak sorgulamak güzel.Diğer taraftan insanın düşüncesi ile beraber toplumun değerleri alışkanlıkları,insanların ihtiyaçları yaşama bakışı belirleyen bazı etkenler.

14 Şubat 2012 Salı

Sevme ,sevgili olabilme günü



Sevebilmek her daim sevgili olabilmek mümkün mü tabii ki çok zor.Ama insanın sevme ihtiyacı çok önemli birini seviyorum diyebilme ister karşı cins olsun isterse bir insan ya da hayvan.Güzel şık hazırlanmış bir masa sevgiyle yapılan yemek ,dolu kadehler,alınan hediye hangimizi memnun etmez.Benden hazırlaması.Gerisi sevgili olabilmeyi becerdik mi bilmiyorum.Sevebileceğim insanla paylaştığım yemek beni de mutlu edecektir.Her daim sevgili kalabilmeyi başaran insanlara mutluluklar diliyorum.Şu an yanınızda kim varsa seni seviyorum deyin.Yoksada kendimi seviyorum deyin.Sevmenin gücü çok güzel.Sizi sarsın sarmalasın.Sevgiyle kalın.

11 Şubat 2012 Cumartesi

yeni bir gün

Yoğun kar yağışından sonra,dışarıda pırıl pırıl güneş.Radyoda güzel bir parça.Keyifli bir hafta sonu başlangıcı.Öğleden sonra yapılacak işler.Gazeteleri açınca insanın moraliniz bozan haberler.Ensest ilişkiler ,öldürülen bebeler.İçimi kaplayan hüzün.Bacalara konmuş kuşlar.Düşlerim aydınlık olmalıydı.Acılar ,kederler,cahillikler,bencil insanlar.'Yine de güzel günler göreceğiz' der ,Nazım Hikmet.Düşlerde de olsa.Motorları maviliklere süreceğiz.Güneşli günler.

7 Şubat 2012 Salı

yaşamak nedir?

Lapa lapa yağan kara arkadaşdan alınan bir içimlik kahvenin eşlik etmesidir.
Uzun zamandır görüşmediğin arkadaşın sizi aramasıdır.Balık çorbasının nasıl yapılacağını öğrenip eve gelir gelmez hemen yapılıp içilmesidir.İnsanın kendisine bir demet taze mevsim çiçeğin almasıdır.Çok mutsuz bir anda evdeki menekşenin açmasıdır.İşe geç kaldığınızı zannettiğiniz anda bütün ışıkların yeşil yanması işe vaktinde varmaktır.Bu gibi konular kişiye duruma göre farklılaşır.Ancak sonuçta küçük mutluluklar ya da keyiflerdir.Hoşumuza giden şeyleri yapmaktır.Yaşamdan çok şey beklememektir.Ya da başkalarından bekleme yerine eyleme geçmektir.Ne milli piyangodan para çıkması ne de mucizelerin olmasını beklemektir.Tabii çıkarsa da memnun oluruz.Bazen hayalkırıklığı bazen üzüntü bazen de gözyaşıdır.

21 Ocak 2012 Cumartesi

Şirince





İzmir'in Selçuk ilçesine 8 km uzakta adı gibi şirin mi şirin bir köy.Kış gününde içimizi ısıtan bir gezi.

18 Ocak 2012 Çarşamba

Her kar zulüm demek

Bir gazete başlığı.Uzmanlar kısa süreli yağışların bile büyük şehirleri kriz kentine döndürdüğünü söylüyor.Alt yapısı oluşmamış;toplu taşım araçlarının fazla olmadığı kentlerden birisi de Ankara.Ağaçların beyaz elbise giymesi dışında bir de yaz için kaynak sularının oluşumu için gerekli.Ha  önemli olan diğeri de tatilcilerin beyazı sevmesi.Bir yerden bir yere gitmek zor.Hava - 8 lerde gece ise -11.Evsizlerin kömür ya da doğalgaz alamayanlar için çilelidir kış.Eğlence olabilecek olan kar yağışı nedense zulüm oluyor.Güneş yeni çıktı.Kar ve güneş.Biri soğuk diğeri sıcak.İki zıtlık.Ara sokaklardaki karlar erimeye başlar.Ben belediyenin karda yol açtığını hiç görmedim.Genelde araçlar gide gele ana yollar açılır.Ara caddelerde güneşi bekler.Kar zulüm olmamalı.

13 Ocak 2012 Cuma

Ne yapıyorum

Arkadaşımı aradım.Ne yapıyorsun? Blogta da hiç gözükmüyorsun ?dedi.Ben de düşündüm.Ne yapıyorum ?İşe gidip geliyorum.Evde günlüğüm var ona bir şeyler yazıyorum.Kantocu Kız adlı tiyatro oyununu izledim.Çok beğendim.Oyun harikaydı.Müzik, sahne,oyuncular,şarkılar.Hem eğlendim.Hem de müzik dinledim.Bu arada az yemek yemeğe başladım.Olmayan etek ve pantolonlar oluyor.Pantolanlara kemer takıp gömleği içine sokabiliyorum.Ama daha çok dikkat edip devam edeceğim az yemeğe.Harem adlı bir bale izledim.Türk sanat müziği sazları eşliğinde bale izlemek ayrı bir zevk.Bugün hava güzeldi.Arkadaşla öğle arasında 15 dakika yürüdük.İçeriye burnum donmuş olarak girdim.Sıcak bir çay nasıl keyif verdi anlatamam.Blogları okuyorum.Yaşamı düşünüp sorguluyorum.Beni strese sokan olaylardan uzak durmaya çalışıyorum.İşe gitmek için yola  10 dakika daha erken çıkıp trafikte strese girmiyorum.Galiba bu arada ben yaşıyorum.Yapmak istediğim planları sıraya koyup adım adım hayatımı planlamakla uğraşıyorum.

duyulmama anlaşılmama

                             İnsan aynaya baktığında kendini görür. Çevrede arkadaş seçerken kendine daha çok benzeyen kişilerle arkadaşlık ...