19 Kasım 2014 Çarşamba

Kış bahçesi

                                    Sardunyalar yaza veda ederken son bir kere açalım dediler.


Tatlı kabakları alındı .Kışın çorba ve tatlı yapılmak üzere. Şimdilik balkon süsleri olmak üzere yerleştiler balkonun boş kalan yerlerine.
Yürüyüşlerden dallar toplandı. Taşköprü sarımsakları da bir köşeye yerleştiler.

Sonbaharın yaprakları toplandı.Eve sonbahar kokusu sinsin diye.

15 Kasım 2014 Cumartesi

Tasarrufun tasarrufu

Mümkün mü? İşin şakasını bir tarafa bırakırsak tasarruf etmek mümkün mü ?Arkadaşım ile sohbet ederken hayat pahalılığından söz ediyorduk. Hele gezmek ,yeni yerler görmek,yeni yemekler yemek lüks olarak görünüyor. Ben de bir yerde okumuştum Günde tabii ki dışarıda kahve içme parasını biriktirebilirsiniz  sonra da yurt dışında gezersiniz diye bir fikir vardı . Ufak tasarruflarla yapmak istediklerimize ulaşabilir miyiz? Damlaya damlaya göl olur demek ki esas amaç tasarruf .Zaten normalde sabit geliri olan insanlarız. Çarşı pazar alışverişinden tutun ; yaşamımızın her alanında paramızı dikkatli harcamak gerekir. Hesap yaparız; ucuz ama kaliteli,işe yarar olsun ,ihtiyacımızı karşılasın.Uzun zamandır kumbaraya para atmıyordum. Benim kızımdan kalan kumbaram var. Onun içine bozuk paralar atarım ya da yaptığım tasarruftan kalan paraları atarım ay sonunda cep harçlığım çıkardı. Hemen onu çıkardım. içine bozuk paralar attım. Tabii ki attığımı unutmak şartıyla. Pazara gittiğimde belli bir para ayırırım . Evin eksiği en lazım olanları zihnimde listeler onları alırım. Fazla ekstraları almamaya çalışırım. Marketde de kredi kartı yerine peşin para kullanınca daha az şey alınıyor. İhtiyaçlar bitmiyor. Giysi alışverişinde ise çok dolaşır en çok ihtiyacım olanı fiyatı en uygun olanı almaya çalışırım. Çiçek alırken çiçekçide pazarlık ederim. saksı çiçeklerini ise ekonomik yer olan Ankara'da yaşadığım için Atatürk Orman Çiftliğin serasından ,Şehir dışındaki çiçekçilerden alırım. Mevsimi anlatan kasımpatları almak istedim. Çiçekçi ne kadarlık dedi. 15 liralık alacaktım. hemen 12 liralık dedim. Üç lira kumbaraya girdi.bakalım ayın sonunda ne kadar para birikecek. Büyük marketlerin seralarına bakar uygun olanı alırım. Bazen kötü olmuş çiçekler alışveriş merkezlerinde uygun fiyata satılır.Onları alır canlandırırım. Market yerine meyve ve sebzeyi pazardan almakta uygun oluyor. Pazarlarda kendi içinde bulunduğu semte göre fiyatları ucuz ya da pahalı oluyor. aynı şey marketler içinde geçerli. Sinema içinde geçerli hafta içi hafta sonu ve bulunduğu semt ve matineye göre fark ediyor. Zeytinyağımı da memleketten alıyorum. son aldığım biraz pahalı oldu ( kilosu 8 lira meğer taze yağ çıkacakmış elde kalmamış.).Bol tasarruflu günler. tasarruf ettiklerinizi de güle güle harcayın.

13 Kasım 2014 Perşembe

Vadide sonbaharın son renkleri

                   Bazen susmak gerek bırak doğa konuşsun
                                        Çıplak ayaklarla basmalı yerlere
                                                             Yaprakların çıtırdısını hissetmeli.
                                                                               Pastırma sıcağı sarmalı tenimizi
                                                                                                   Son kalan güllerin  parıltısında
İnadına yaşamak demeli



9 Kasım 2014 Pazar

Haymana Kaplıcaları

Kızlarla geçen yıl konuşmuştuk. Günü birlik kaplıcaya gidelim bir hamam sefası yapalım, kirlerden arınalım diye.Kısmet oldu. Cuma sabahı 8.00'de kızlarla buluştuk. Yola koyulduk. Güneşli bir sonbahar gününde rahat bir yolculuk yaptık. Ankara'ya yetmiş km uzaklıkta. İnsan dibindeki yere gitmekte zorlanırmış derler ya doğru.Arkadaş Midas otele rezarvasyon yaptırmıştı. Günü birlik gittiğimiz için giriş 25 lira. eğer gece kalmak istersek  kişi başı yarım pansiyon 90 lira. Çocukluğumda Salihli kaplıcalarına gitmiştim çok keyifli günlerdi.

 Kısa bir dinlenmeden sonra kendimizi önce havuza attık. Yüzmeyi özlemişim. Ardından termal suya, sauna ve hamam sefası ile sabah bölümünü kapattık. hepimiz bir rehavet sardı.
Erken kahvaltı yaptığımız için acıktık. Eh sporda yapmıştık. en güzeli de kirlerden arındık. Her birimiz pembe yanaklar içinde öğle yemeğine oturduk.


Tercihiz et yemekleri oldu. Dağlarda yetişen dana ve kuzular ın etleri çok lezzetliydi. Haymana'nın pazar olduğunu öğrendim. kızl okey keyfini çıkarm ve dinlenmek istedikleri için ,ben de şehri ve pazarı merak ettiğim için ver elini Hayman dedim. Fotoğraf makinamı sırtladım.Pazar bana çok ucuz geldi. O hafta pazara gitmemiştim. Taze sebze ,otlar ,meyveler beni mutlu etti. Yöresel ot olarak su teresi bulabildim.Şehir dağınık bir yerleşim geldi. Belki yolu bilemediğim için. Eski evleri aradım pek yoktu.



Tezgahtar ağbimiz elimde makinayı görünce bana   poz verdi.





Şehir gezisini bitirince öğleden sonra havuz sefasına kaldığım yerden devam ettim.



Güzel bir gün bitmek üzereydi. kızlar keyifli her birimiz dinlenmiş bir şekilde yola koyulduk. Oyaca köyünde daha önce çalışan arkadaşımızın tavsiyesini dinledik.  Etimizi aldık. Ankara yoluna dönüş başladı. Ayda bir bu keyfi yapmak üzere sözleştik.




30 Ekim 2014 Perşembe

Bir yerden başlamak gerek

Bazen sessizliğe sığınırız, bazen nereden başlasak deriz. Mevsimsel döngülerin ruhumuzdaki esintilerinde avunuruz. Düşlerin peşinde koşarken nesnel gerçekliğin altında ezilip kalırız. Biraz çaba deriz. Fırtına yaklaşırken düşlerimize ; iliklerimize kadar hissetsek de var oluşumuzu  kımıldamaya ihtiyacımız vardır . Bir arkadaşın kurduğu cümle, bir blog arkadaşı Tülin' in çok oldu yazmayalı kelimeleri ile başlarız hayat oyununa. Kelimeler dans eder, resimler neşe dolar. Yazılacak anılar sıraya girmiş ard arda. Beklemeye değdi deriz. Tıpkı evin kapısından dışarıya kendimizi attığımızda havanın nefesimizde ve iliklerimizde hissettiğimiz etkisi gibi. Uçan balonlar gibiyizdir.Yazın hafifliğini çoktan terketmişizdir. Gökyüzünün gri  tonları arasında  maviler ve pembeleri aramakla geçer zaman. Bulduğumuzda da içimizi bir sevinç kaplar. Çok zor değilmiş başlamak o küçük minik adımların keyfi bir başkadır.




Kurban bayramında Yunanistan gezisinden fotoğraflar . ( Selanik ve Kavala )



18 Ağustos 2014 Pazartesi

GÖK DELİNDİ

                                                           Dışarıda alabildiğine yağmur
                              Kaç gündür sıcak ve nem . Ardından gökte bizde rahatladık.

14 Ağustos 2014 Perşembe

Benim bedenim, benim kararım



"Son on yılda sistematik bir biçimde kadın cinayetleri işleniyor.
Sadece 2014 yılının Haziran ayında, 17 kadın ve kız çocuğu öldürüldü.
28 kadına tecavüz edildi.
56 kadın yaralandı.
Taciz edilen kadın sayısı ise belli değil!
Son on yılda çocuk evliliklerin sayısı 488 bin..."

Bu satırların yazıldığı gün bile yeni kadın cinayetleri işleniyor muhtemelen!
Devlet kadın cinayetlerini seyretmekle yetiniyor. Çözüme yardımcı olabilmek için sanatçılar ve “Sivil Toplum Kuruluşları” işe koyuldu.

Son yıllarda artan kadın cinayetlerine dikkat çekmek için 2012 yılında
Hülya Karakaş'ın yazdığı ve uyguladığı performans o günden bugüne artarak büyüyen yeni kadın cinayetleri de eklenerek ve Sinop'lu sanatçılar ve kadınlarla gerçekleştirilen altı günlük bir atölye çalışması sonucunda 11 Ağustos tarihinde Sinopale 5 kapsamında yeniden sahnelenmektedir.

 Proje Tasarım ve Yöneten: Hülya Karakaş
Yönetmen Yardımcısı: Ece Denizci
Oyuncular: Gülay Bostan, Ece Denizci, Tülin Erkılıç, Yiğit Bahadır Kaya, Zehra Konukman, Aycan Özdemir, Aysel Sürek, Aytuğ Sürek, Simge Uzun
Çocuk Oyuncu: Onur Çevik
Işık Yerleştirme: Akliman Dijital, Okan Akliman
Fotoğraflar: Yeşim Uzunöz, Erkan Akliman
Türküler: “Sarı Gelin” Kardeş Türküler, “Mühür Gözlüm” Neşet Ertaş
Teknik Danışmanlar: Çağatay Şimşek, Mert Karaçıkay


Yukarıdaki yazı 5. Sinop Bienali kapsamında yapılan performansın tanıtım yazısı. Bu performansta ben de oynadım. Bir haftalık bir çalışma sonucunda 11 Ağustos'ta bienal kapsamında sahnelendi .Bu güzel projede yer almak beni çok duygulandırdı. Ezberin tam olması için denizden fedakarlık yaptım. Bir haftalık stres yaşadım. Oyun bitince insanların kadınların acı gerçeğine çok üzüldüm, kendimi tutmasam ağlayacaktım, duygulandım, demeleri özellikle kadınları çok etkilemiş. Bu proje içinde yer almak güzeldi. Yönetmen ve oyun yazarı aynı zamanda şehir tiyatroları oyuncusu Hülya Karakaş'a emeği için teşekkür ederim.Ayrıca bu proede yeni arkadaşlar edindim.
Dileğim kadın cinayetlerinin azalması. Aldıkları kararlarda tüm kadınlara saygı gösterilmesi  . Kadınlar öldürülmesin.

SİNOP'TA KADIN CİNAYETLERİNE DİKKAT ÇEKEN OYUN İLGİ GÖRDÜ








9 Ağustos 2014 Cumartesi

Balkondaki ay çekirdekleri

Ne kadar güzeldir,
Güneşe dönerler hep yüzlerini.
Umuda, dönüktür
Siz nereye çevirirseniz o  yüzünü çevireceği yeri bilir.
Çok bereketlidirler.
Bir taneden bir çok çekirdek çıkar.
Yetişmesi çok kolaydır.
Başlangıçta biraz kırılgan.
Ama büyüdükçe kalın bir gövde.
O kırılganlıktan ne zaman kurtuldu anlamazsınız.
Açtıkça size gülümser.
Hele saksısı ya  da yerini sevmişse büyüklüğüne inanamazsınız.
Bir tohum olur bin bereket.
 
  



Bu fotoğraflar Sinop'taki evden Ankara'dan geldi fideler. Son iki resim Ankara'aki evdeki terasta yetiştirdiğim ay çekirdekleri.

duyulmama anlaşılmama

                             İnsan aynaya baktığında kendini görür. Çevrede arkadaş seçerken kendine daha çok benzeyen kişilerle arkadaşlık ...