11 Aralık 2010 Cumartesi

çiçek ve turşu



Kış gelince annem turşu yollardı.Şimdi hasta ben ona götürüyorum.Çiçek sevgimde anne ve babamdan.Babam bakıyor artık çiçeklere çok güzel bahçesi var orman gibi bunlarda benim çiçeğim.Kış kasvetinde dünyamı aydınlatıyor.

odam




Çalışma odam çiçekler ve ben

15.inci Tiyatro Festivalinin ardından


Benim için çok önemli bir tiyatro festivali bitti içimi hüzün kapladı.15 tiyatro festivali Taksav'ın
Her gece bir oyun hayatıma renk geldi.İzlediğim oyunlar:Machbet ,OYUN ATÖL
YESİ
Altı haftada altı dans dersi:TİYATRO İSTANBUL
Ay Işığı tarifesi:TİYATRO Tİ
Çelik Manolyalar TİYATRO KARE
Ayrıca MÜŞFİK KENTER'den Orhan Veli
Yeni Yüzyıl Üniversitesinden Shakespeare Dersleri Gösterisi
Ve oyunculuk atölyesi çalışmaları.

ilkbahar parkında ilk kar




ilk kar yağdı

31 Ekim 2010 Pazar

sen sen sen

sen sen sen
yok olabilirsin ama
seni sevmiş olmam yok olabilir mi
ve ben de yok olabilirim ama
özlemiş olmam yok olabilir mi
özlemiş olmam yok olabilir mi

öylesine yer alıyor ki karşımda
sen sen sen
derken, özlemiş olmam yok olabilir mi ah
özlemiş olmam yok olabilir mi ah
özlemiş olmam yok olabilir mi
dün gece 30 ekim 2010 akşamı operada dinledim .
Çok güzel bir yorumdu .

29 Ekim 2010 Cuma

cumhuriyet bayramı

En büyük bayram
Değerini bilelim
sahip çıkalım
Koruyalım
Yeni nesile emaner edelim.

27 Ekim 2010 Çarşamba

bugün

geçmiş ile gelecek arasındaki bağ .Yaşadığın anların toplamı.Bir köprü.Sevmenin sevilmenin arasındaki denge.Yaptığın davranışların muhasebesi.İçtiğin kahvenin kokusu
Yalnızlığımın düş kırıklığının açtığı yeni pencere.En umutsuz anımda ayağı şekerden kesilen teyzenin bacağı.Neden mi? bu örneği verdim.Mutsuz anımda umutsuzluğa kapılmayayım diye.Yapılacak işlerin olması.Ayaklarım yorgunluktan sızlarken koşoşturmacalrım.

23 Ekim 2010 Cumartesi

yeniden başlamak

Bazı şeyler alışkanlık yapar onları yapamadan duramazsın.Gazete almak ve okumak .Kahvaltıda simit peynir.Yapılacak işlerin yapılamaması.Planlar ...Zorunlu yaptığımız işler.Dikmen vadisinde yürümek.Sonbaharı ağaçların renginde, yaprağın kokusunda hissetmek.Balkondaki kasımpatın açışını yakalamak.Hala direnen sardunyaların yaşam mücadelesini izlemek.Kahvaltıda sizin için konulan bardağın ardındaki mutluluğu yakalamak.Bloğa yazı yazmak...

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Sinopale kapsamında 3.Sinop Bienalinde Sinop!ta KAYBOLMAK ADLI TİYATRO OYUNUNDA OYNDAIM

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Sinopale

Sinop'ta bienal üç yaşında.Sanat dolu günler başlıyor.Çok heyecanlıyım .Bir önceki bienal'de Tiyatro oyunu yazdım.Şimdi beni hangi sürpriz bekliyor.Sanat ve Sinop.Deniz ve biranın yanında anlamını yitirdi.Ayrıca midye bu işe küseccek .Midye dolma ve tavanın papucunu sanat dama atacak.Şimdi büyük bir heyecanla işe nereden başlasm diye düşündüm.
O arada bir heykeltraşla tanıştım.Doğadaki atık nesneleri kullanarak heykel yapıyor.
Dün tellerle iki minik heykel yaptum.Çok mutluyum.
Yaşasın sanat .
Yaşasın Sinop.
Yaşasın sevgili aşkım.Çünkü sinop'lu bir aşkım var.Çok merak ettiniz .Kim mi?Tabii ki Sanat...

duyulmama anlaşılmama

                             İnsan aynaya baktığında kendini görür. Çevrede arkadaş seçerken kendine daha çok benzeyen kişilerle arkadaşlık ...