23 Ekim 2010 Cumartesi

yeniden başlamak

Bazı şeyler alışkanlık yapar onları yapamadan duramazsın.Gazete almak ve okumak .Kahvaltıda simit peynir.Yapılacak işlerin yapılamaması.Planlar ...Zorunlu yaptığımız işler.Dikmen vadisinde yürümek.Sonbaharı ağaçların renginde, yaprağın kokusunda hissetmek.Balkondaki kasımpatın açışını yakalamak.Hala direnen sardunyaların yaşam mücadelesini izlemek.Kahvaltıda sizin için konulan bardağın ardındaki mutluluğu yakalamak.Bloğa yazı yazmak...

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Sinopale kapsamında 3.Sinop Bienalinde Sinop!ta KAYBOLMAK ADLI TİYATRO OYUNUNDA OYNDAIM

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Sinopale

Sinop'ta bienal üç yaşında.Sanat dolu günler başlıyor.Çok heyecanlıyım .Bir önceki bienal'de Tiyatro oyunu yazdım.Şimdi beni hangi sürpriz bekliyor.Sanat ve Sinop.Deniz ve biranın yanında anlamını yitirdi.Ayrıca midye bu işe küseccek .Midye dolma ve tavanın papucunu sanat dama atacak.Şimdi büyük bir heyecanla işe nereden başlasm diye düşündüm.
O arada bir heykeltraşla tanıştım.Doğadaki atık nesneleri kullanarak heykel yapıyor.
Dün tellerle iki minik heykel yaptum.Çok mutluyum.
Yaşasın sanat .
Yaşasın Sinop.
Yaşasın sevgili aşkım.Çünkü sinop'lu bir aşkım var.Çok merak ettiniz .Kim mi?Tabii ki Sanat...

16 Temmuz 2010 Cuma

Yağmur altında Sinop'ta tatil
Tatiller ya da gelecek için fazla hayal kurmadım.Bu yaz tatil başlangıcımda beni Sinop hayal kırıklığına uğrattı.Güneşi gördüğüm an artık denize koşmaya başladım.Güneş olmadan da denize giren Suna Abla ve Sabahat hanım var.Ama ben biraz fazla kibar mıyım ?bilemeyeceğim.Yağmurlu günlerde de ev ziyareetleri yapnaya başladım.Yanmadan denize girmek .Yanmak tehlikeli diyerek kendimi avutuyorum.Şu an dışarıda güneş var.Kaçırmadan evdeki işleri yapayım.Yüzmeye gideyim.Saat 11 00 oldu gazete gelmedi.Meğer maç günlerinin sabahı gazete geç gelirmiş.Konforo alışınca insan ,bu koşullara alışmak zor oluyor.İnsan zamanla alışıyor yeni duruma ayak uydururuyor.

16 Mayıs 2010 Pazar

Nallıhan ve önyargı

Yeni okul Müdürü Nallılhan'dan bizim okula gelecekti.Bizim okula gelmeden önce biz onu ve Nallıhan' görecektik.Mayıs ayı geldi.Baharın habercisiydi.Zihnimde.Nallıhan kurak bakir bir yer olarak nedense kalmıştı.Ama Nallıhan'a vardığımızda ne kadar yanıldığımızı anladik.Önce Kuş Cennetinden geçtik.Nallıhan coğrafi olarak Karadeniz.Marmara ve İç Anadolu bölgelerinin ortasında kalan bir alan.Köroğlu'nun uğradığı atını nalladığı yer.Sabahleyin Akdere Köy sofrasında kuşburnu,köy peynirleri sıcak süt ile güzel bir kahvaltı yaptık.Asırlık ardıç ağaçlarının bulunduğu yerde yağmur altında pişen etler ile güzel bir piknik yaptık.Yaşamda ön yargılı davranmanın ne kadar yanlış olduğunu önce görüp sonra karar vermem gerektiğini farketmekte güzel...

27 Nisan 2010 Salı

hasta olmamak

Ruh sağlığı beden sağlığı ne kadar önemli biri olmadan diğeri olmuyor.Ruhun iyiyke bedende iyi olmalı bahar geldi geçiyor yayılmalı doğaya bedeb diyor ki nereye
ikisinin dengedi ne mükemmel bir şey.Dengeler bozulunca vay halimize

26 Nisan 2010 Pazartesi

6 Nisan 2010 Salı

Yaşamın renkleri

Yaşamın renkleri
yaşamda bazı şeyler vardır insan için çok önemlidir. Bumlardan biri de çiçekler...
Bugün terası düzenledim .İki tane ağaç diktim ayrıca açmış çiçekler aldım.Ama üstüne yağmur yağdı teras keyfim kayboldu.Düşündüm de iyi ki yağmur yağdı.Teras yikandı,çiçekler yıkandı.Doğa ne kadar müthiş insana yaşama keyfi veriyor.Elime kahvemi aldım.Temiz bir havada yağmur kokusunu içime sindirerek kahvemi yudumladım.

Çift sarılı yumurta

                                         İki gün önce            Hastanede doktorum fizyoterapist Nebahat hanımın kapısında bekliyorum. Nede...