16 Temmuz 2010 Cuma

Yağmur altında Sinop'ta tatil
Tatiller ya da gelecek için fazla hayal kurmadım.Bu yaz tatil başlangıcımda beni Sinop hayal kırıklığına uğrattı.Güneşi gördüğüm an artık denize koşmaya başladım.Güneş olmadan da denize giren Suna Abla ve Sabahat hanım var.Ama ben biraz fazla kibar mıyım ?bilemeyeceğim.Yağmurlu günlerde de ev ziyareetleri yapnaya başladım.Yanmadan denize girmek .Yanmak tehlikeli diyerek kendimi avutuyorum.Şu an dışarıda güneş var.Kaçırmadan evdeki işleri yapayım.Yüzmeye gideyim.Saat 11 00 oldu gazete gelmedi.Meğer maç günlerinin sabahı gazete geç gelirmiş.Konforo alışınca insan ,bu koşullara alışmak zor oluyor.İnsan zamanla alışıyor yeni duruma ayak uydururuyor.

16 Mayıs 2010 Pazar

Nallıhan ve önyargı

Yeni okul Müdürü Nallılhan'dan bizim okula gelecekti.Bizim okula gelmeden önce biz onu ve Nallıhan' görecektik.Mayıs ayı geldi.Baharın habercisiydi.Zihnimde.Nallıhan kurak bakir bir yer olarak nedense kalmıştı.Ama Nallıhan'a vardığımızda ne kadar yanıldığımızı anladik.Önce Kuş Cennetinden geçtik.Nallıhan coğrafi olarak Karadeniz.Marmara ve İç Anadolu bölgelerinin ortasında kalan bir alan.Köroğlu'nun uğradığı atını nalladığı yer.Sabahleyin Akdere Köy sofrasında kuşburnu,köy peynirleri sıcak süt ile güzel bir kahvaltı yaptık.Asırlık ardıç ağaçlarının bulunduğu yerde yağmur altında pişen etler ile güzel bir piknik yaptık.Yaşamda ön yargılı davranmanın ne kadar yanlış olduğunu önce görüp sonra karar vermem gerektiğini farketmekte güzel...

27 Nisan 2010 Salı

hasta olmamak

Ruh sağlığı beden sağlığı ne kadar önemli biri olmadan diğeri olmuyor.Ruhun iyiyke bedende iyi olmalı bahar geldi geçiyor yayılmalı doğaya bedeb diyor ki nereye
ikisinin dengedi ne mükemmel bir şey.Dengeler bozulunca vay halimize

26 Nisan 2010 Pazartesi

6 Nisan 2010 Salı

Yaşamın renkleri

Yaşamın renkleri
yaşamda bazı şeyler vardır insan için çok önemlidir. Bumlardan biri de çiçekler...
Bugün terası düzenledim .İki tane ağaç diktim ayrıca açmış çiçekler aldım.Ama üstüne yağmur yağdı teras keyfim kayboldu.Düşündüm de iyi ki yağmur yağdı.Teras yikandı,çiçekler yıkandı.Doğa ne kadar müthiş insana yaşama keyfi veriyor.Elime kahvemi aldım.Temiz bir havada yağmur kokusunu içime sindirerek kahvemi yudumladım.

15 Mart 2010 Pazartesi

tiyatro

2008 yıl yer Sinop.Oyun yazma atölyesine katıldım.Ne cesaret!Toplantı yazılarının dışında bir şey yazmamıştım.Kum Zambağı adlı oyunu yazdım.15 dakikalık kısa bir oyun.Bugün Okulda oyunu öğrencilerim oynadı.Sabah okula gittiğimde Başroldeki anne.-ben oynamayacağım dedi Baba ve babaanne rolündeki kişilerde gelmemiş.Başımdan aşağı kaynar sular döküldü.Yedek oyuncu Anne rolünde kast vardı onu hazırladık.Baba ve babaanne rolünü oyunu izleyen kişilere verdik .Sabahtan hazırlandılar .Saat 14.00 de oynadılar.Çok yetenekli öğrenciler.Onları izlerken çok mutlu oldum.Gözlerim yaşardı.Yıllar önce bizim mahallenin gençleri kendi aralarında oyun oynuyorlardı.Ben 40 yıl sonra okulda yaptım.Çok mutluyum.

14 Mart 2010 Pazar

pazar günü

bilgisayar,televizyon ,mutfak,ütü arasında geçen zamanda bende yaşadım mı demek isterdim.Neyapmak istersin diye sorduğumda bir de cevabını bulabilsem.Can sıkıntısı desem bilmiyorum.Havanın kasveti ruhuma vurdu desem belki.Sanki bir kapana kısılmışım gibi

10 Mart 2010 Çarşamba

her yer bahar kokuyor

Az kalsın kaçırıyordum baharı.Okuldaki zambak açtı.Güller baharı karşılamak için yarışıyor.Bizde varız diyerek.Çuha çiçeği gökkuşağının tüm renkleri ile selamlıyor.Ben de baharı karşılayayım dedim .Gül makası aldım.Okuldaki budanan gülleri topladım.Büyük saksılar aldım.İçine her mevsim yeşil kalan ağaçlar ekeceğim.
Öğrencilerim ile kum zambağı adlı tiyatro oyunun dünya prömiyesini pazartesi günü öğleden sonra yapacağız.Üzerimde bir tatlı yorgunluk var keyifli mutlu.

duyulmama anlaşılmama

                             İnsan aynaya baktığında kendini görür. Çevrede arkadaş seçerken kendine daha çok benzeyen kişilerle arkadaşlık ...