24 Mart 2018 Cumartesi

Üreten kadınlar

   

     
                      Yetmişli yılların sonu Üniversite yıllarında örgü makinasında üretilen kazak
      Üretmek emek vermek ortaya bir eser çıkarmak ne güzel!.
       Yıllarca felsefe dersleri anlattım. Dersler hep soyut daha sonra psikolojik danışman rehber öğretmenlik yaptım. Biraz daha somuttu. En azından dertleşiyor sorunu fark edip bireyin kendisinin çözmesi gerektiği ile ilgili ipuçları ve düşünme yöntemlerini anlatıyordum.  Sorun çözme ve davranışlara yansımasının sonuçlarını ele aldım.
        Emekli oldum. Elime fotoğraf makinası aldım. Görünen gerçekliğin anlara yansımasını kendi çapımda çekmeye çalıştım.
        Bir etkinlik grubum var. Bir arkadaşım dostum sürekli çok güzel örgü örüyor. Bebek hırkaları yelekleri battaniye. Kendine oğluna hırka, kazak... Üreten insanlara hayranım. Benim bir yeleğin arkasını ördü. Bir arkadaşım çok güzel dikiş dikiyor.Bir zamanlar abiye alanında usta ,stilist. Bizim kızlara dikiş konusunda hoca. Bir arkadaşım dikişi en iyi yapan en çok üreten. Yine bir arkadaşım arkalı önlü çocuk hırkasından on yedi tane yaptığını anlattı. Biri kurdele nakışı ,boyama .herkes üretiyor.
         Benim üretimim de yazdığım yazılar. Duygularımı, düşlerimi,yaşanmışlıklarımı anlatıyor onları öyküleştirmeye çalışıyorum. Fotoğraf çekiyorum. Her insanın üretim ve emek verdiği yer farklı.
Bir zamanlar tarihleri düşününce yetmişli  yıllarda babam Almanya'dan örgü makinası getirmişti. Ben üniversite okuduğum yıllarda örgü makinasında elbise, atkı, yelek bere çorap örmüştüm. .Hemen her örgüyü çıkarırdım. Şimdi zorlanıyorum. Bir dönem atkı bere çok ördüm. Acaba yeniden örgüye mi başlasam...
       Felsefe ,örgü, dikiş, yazı fotoğraf. Nereden nereye.
       Emek vermek üretmek çok iyi. Kendi ördüğünü giymek, diktiği bir giysiyi birinin üzerinde görmek .
       Ürettiği bir kazağı bebeğin üzerinde görmek insanı mutlu ediyor.
       Yazdığı yazıya yorum yapılması, çektiğin fotoğrafın beğenilmesi,
       Yaptığın resmin satılması.
       Yazdığın bir şiirin şarkı olması. Radyoda, televizyonda, intenette karşına çıkması.
       Bir arkadaşın çektiği fotoğrafın uçakta bir dergi kapağında olması. "Ben bu fotoğrafçıyı tanıyorum" demen.
        Kitapçı rafında tanıdığın arkadaşının kitabına rastlaman.
        Öykülerin yayınlanması.
       Dikiş dikerek aile bütçesine katkıda bulunmak.
       Düşüncelerin kelimelerle buluşması,
       İlmik ilmik örülen tığ işleri ile alınan çeyiz.
       Her dikiş ya da örgü iğnesinde ki alın terinin bakkal ya da marketten aldığın ekmek parası olması.
        Boş durmuyoruz. Ürettikçe mutlu oluyoruz.





                                   Geçen yıl Burhaniye'de yirmi üç nisanda çekilen fotoğraflar

6 yorum:

deeptone dedi ki...

çok çok güzel anlatmışsınız yaaa. bir de o fotoda ne güzelsiniz. türk güzeliiii :)

parıldayan çiçek dedi ki...

Teşekkürler deep o senin güzelliğin.

hüznün tadı dedi ki...

O örgü makinesini hatırladım. Ben de bir hırka ördüm bu aralar. Dizi seyrederken örgü çok güzel oluyor.

parıldayan çiçek dedi ki...

Fotoğrafını göndersene bakayım Mihriban

kadriye dedi ki...

Evet bizde yazarak üretiyoruz. İnsan ürettiği zaman mutludur.

parıldayan çiçek dedi ki...

Kadriye üretmek her zaman güzel!