26 Aralık 2016 Pazartesi

Kıbrıs Girne


Uzun zamandır istiyordum. Ancak yılbaşı öncesi nasip oldu. Dış hatlardan giriş yaparken eşimin halen çalışıyor olmasından dolayı izin alması gerekirmiş. Hava alanından geri döndü .Ben de seyahatime tek başıma biraz buruk başladım. Arkadaşlar nereye gidiyorsun sorusuna Kıbrıs deyince ee kumarhanelere de gidersin sözü benim için anlam ifade etmezken uçakta yaptığımız sohbet ve  Ercan Hava Liman' ına inince çoğunluğun Kıbrıs'a gitme nedeni anlaşılıyor. Girne' ye indiğimde şehir yağmur bulutlarından nasibini almıştı. Gökyüzünde koyu gri bulutlar. Beni gezmekten alıkoymadı. Nüfusu yaklaşık Sinop kadar olan bir yer . Şehri keşfetmek kolay. Liman içi, kale ,çarşı ve dolmuş durakları. Girne Kalesi’nde St. George Kilisesi, Kırnı Mezarları canlandırmaları, Akdeniz Mezar Kazısı, Venedik Kulesi, Luzinyan Kulesi, sarnıç, zindanlar ve Batık Gemi Müzesi bulunmaktadır.





Liman içinde restoranlar var. Fiyatlar uygun .Kıbrıslılar çok üşüyor. Ankara'dan gelince bana buradaki hava sıcak geldi. Lefloşa'da hava günlük güneşlik dışarıda yemek yiyorum.Dışarı sobaları yanıyor  ben çok üşümeme rağmen istemedim.








Girne Sokakları ve denizin coşmuş hali
İkinci gün. Mağusa Girne' ye bir saat uzaklıkta. Dolmuş ücreti on lira. Önce kaleyi gezdim.Namık Kemal'in yattığı zindan bakımdaymış. Gezemedim .Taksiye atlayıp kapalı Maraş bölgesini gezdim. Şöför Mehmet Bey bölge hakkında ayrıntılı bilgi verdi.







Lala Mustafa Paşa Camisi (St. Nicholas Katedrali)
Gezinin devamı bir sonraki yazımda .Çünkü fotoğraf çok oldu. 

1 yorum:

Hayat Kaydetmeye Değer dedi ki...

Keyifli bir gezi yazısı olmuş ; emeğinize sağlık. Fotoğraflarda bir harika :)