10 Kasım 2012 Cumartesi

anılar su yüzüne çıkınca


14 KASIM ANNEMİN 1. ÖLÜM YILI
Yıl 1971 Sıcak bir Temmuz günü.Hava alabildiğine sıcak.Postacı bisikleti ile sokağa girdi.Sarı saçlı kız oyununu bıraktı,postacıdan zarfı aldı.Babasının Almanya kağıtları vardı.Eline aldı.Yırtsam ne olur diye içinden geçirdi.Babasının kendisine kızacağını biliyordu.Yırtmaktan vazgeçti.Annesine verdi.Annesi dört gün sakladı mektubu.Kocası dayanamadı sordu.
-Tüm arkadaşların Almanya’ya gitme mektubu iş ve işci bulma kurumundan geldi.Benim ki niye yok?
Kadın dayanamadı.
-Bugün geldi.Al dedi.
Sakladığı yerden çıkardı.
Adam çok sevindi.Kadın hüzünlendi.İçinden geçirdikleri bambaşkaydı.Ben beş çocukla ne yaparım.Adamın duygularına ortak olmak istedi.Yalnız bir sorun vardı.Almanlar beş çocuklu birini Almanya ‘ya almıyorlardı.Fakir bir aile buldular.Mahkemeye çıkıldı.Hakim kadına sordu.
-Oğlunu evlatlık veriyor musun?
Kadın evet derken yüreği cız etti.Anlaşmalı olmasına rağmen dışı evet ama yüreği hayır dedi.Mahkemeden sonra çocuklarına anlatırken zor işmiş bu dediğini hatırlıyorum.
Adam Almanya’ya gitmek için sağlık raporu alması gerekti.
Tepeden tırnağa incelendi.Almanlar sağlam adam istiyordu.-Dişimize kadar kontrol edildi.Çürüğe de çıkabilirdik .Ancak,sağlam çıktık.dedi adam.
Kağıtlar yapıldı,bilet alındı.Kadın adamı geçirdi.Kocayı yaban ellerine gönderirken çocuklarla tek başına kaldı.Bir müddet eve giremedi.Adam Haydarpaşa’dan trene bindi.Soğuk yağmurlu ülkeye vardı.Kadın adamın yolladıklarını idareli harcamak zorundaydı.Hem evin babası hem anası olmak çok zordu.İğne ipliğe döndü.Kardeşi ziyarete geldiğinde iki yüz elli gram kıyma aldığı için onu ayıplamıştı.İçinden o zaman kıyma al getir beraber yiyelim diyemedi.Zaman su gibi akıyordu.Evi tek katlıydı.Bir gece yarısı camlar çalındı.Çocuklar gürültüye uyandı,korkmuşlardı.Ağlamaya başladılar.Her biri yatakların içine gömüldüler.Kadının yalnız olduğunu bilen bir kişiydi.Bunun dışında kimse rahatsızlık vermedi.
Bir yaz gece yarısı çocuklarını uyandırdı.Sarışın kız uyku ile uyanıklık arasındaydı.gözlerini oğuşturdu.Anaları;
-Çocuklar kuyrukluyıldız haydi kalkın acele edin bir daha hayatınızda onu göremezsiniz.
Küçük kız gözünü zor açtı.Bahçeye çıktı.Olamaz yıldız ve eteği süpürge gibi upuzun ışıl ışıl .Gözlerine inanamadı. Uykulu gözlerle yıldızı izledi.Gitti yattı.
Kadın bir yandan çocuklara bakıyor,bir yandan kocanın gönderdiği parayı yeni ev için ayırıyordu.Tuğla,demir parası derken elinde az bir para kalıyordu.Adam kışları üç aylığına geliyor.O arada evin eksiklerini tamamlıyordu.Dört katlı ev oturdukları daire hariç inşaat halindeydi.Üçüncü katta kuzu,tavuk besliyorlardı.Bir gün tavuklardan biri üçüncü kattan uçmuştu.Bir de tavşanı vardı.Birgün tavşana bakmaya gittiğinde tavşanın tüyleri yolunmuş .Küçük kız çok üzüldü.Meğer tavşan yavrusuna yatak yapmak için tüylerini yolmuştu.Hayvanda olsa ana daima anaydı.Kendi anasını düşündü kız.Bir günden bir güne şikayet etmemişti,becerikliydi.Sabah çocuklar uyanmadan onlara börek hazırlardı.Hemde şimdikiler gibi hazır yufka değil.Sabah ezanında uyanırdı anası.Hamuru mayalar kahvaltıya böreği hazırladı.Sabahleyin mis gibi kokular içine uyanırdı.Birde bazı günler pişi yapardı.
Bir an düşünüyorum da elektrik düğmesinin kapalı olması kadının gece karanlıkta televizyon izlemesinin ardında o zaman ki koşulların etkisi var gibi..Adam izne geldiğinde siyah beyaz televizyon getirmişti.Haftanın üç günü yayın vardı.Evleri her gece komşularla dolmaya başladı.En az otuz kişi var.Her gece onlara çay yap .Ev ev değil sanki sinema salonu.Hele sabahın köründeki boks maçı izlemelere ne diyeceksiniz.Sabah beşte kalkılır.Komşunun iki kızı gelir maç izlenirdi.Ne günlerdi ya.Sanki rüya gibi.Küçük kız anasını yazacaktı.Bu ölüm gününde anasının çiçeklere olan sevgisini,sır saklamayışını,yaşamı sevişini,hasta yatağında acılar içinde yatarken yüzünü okşayışını.Almanya’ya babasına yazdığı eksik kelimelerle ama anlamlı duygu dolu mektuplarını.Anam okuyamamış.İlkokul üçten terk.Ancak okuma yazma biliyor.Anılar kızı aldı eskilere götürdü.Gözlerinin önünden yaşam fimin kareleri gibi geçti.Anama armağanım bu olsun dedi.
Yıl 2012 bilgisayarına bir akrabadan resim geldi.Anası ve babasının bir resmi.İkisinin gülen yüzü.Sanki babasının kahkasını duyar gibi oldu.Telefon açılışında yaptığı komiklikler.Şimdi ev sensiz,bahçe ıssız.Yüreği cız etti.Aldı eline telefonu bir an numarayı unuttum dedi.Boğazı gıcıklandı.İki gözyaşı dudaklarına doğru kaydı.
 Dscn3211.jpg

7 yorum:

earwen dedi ki...

ay anne ağlattın gece gece..hiç bilmediğim anılarını da burdan okuyorum ya..

Asli Sensezgin dedi ki...

Walla yenge benıde hiç bir şey kolay elde edilmiyor değil mi?

hüznün tadı dedi ki...

Küçük sarışın kız yinede çok şanslı. Almanya macerasına rağmen parçalanmamış bir ailede büyümüş.

FADİŞ dedi ki...

Zor koşullar, büyük mücadele, güçlü bir kadın ve çocuklar.Sıkı sıkı tutunmuşlar birbirlerine.

FADİŞ dedi ki...

Annenize Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.

earwen dedi ki...

Teşekkürler Fadiş gitgide daha çok özlüyorum.Aslı'cığım yaşam bir mücadale olayı.evet Mihriban babam 3 yıl kaldı geri döndü.

hanife dedi ki...

Boğazıma birşeyler düğümlendi...