21 Şubat 2020 Cuma

Uçmayı sevmek Torunlarla müze

                              Daha önce yazdığım yayınlamadığım bir yazı.bazı haberler gecikmiş.
                                                                 

      Günlerin hızına yetişmek mümkün değil. Ocak ayı bitti.. Televizyonu açtığımızda haberleri izlerken ülkemizde ve dünyada olan depremlerin sarsıntısını ruhumda hissederken doğanın isyanını  anlamaya çalışıyorum. Ölenlere  üzülüyor diğer yandan sağ kurtulanlara seviniyorum. Gazete başlıklarında "Ölüm yoksulu vurdu" yazısını okuyunca kederleniyorum. "Bu dünyaya ne oluyor?" Memleketim Akhisar (Çocukluğumda Gediz depremini yaşamıştım.), Ankara, Elazığ ve Küba.
     Geçen yıl blogta ocak ayında 12 yazım var.  Neden? az yazdım sorusuna ürettiğim bahaneler mi? yoksa önceliklerin değişmesi mi? diye kendimi sorgular buldum.
     Torunların tatili nedeniyle evdelerdi. Babaanne ile ortak bakıyoruz.  Benim adım Ege'nin tabiriyle müzeci anneane. Ankara'da torunlar için etkinlik birinci sırada müze. Alışveriş yerleri çok kalabalık. Artık bende sevmiyorum. Çok ihtiyacım varsa gidiyor dolaşmadan geri dönüyorum. Doğayı seviyorum. Alışveriş merkezi yerine dışarıda yürümek daha keyifli.
         Ulucanlar Müzesi, Mustafa Ayaz Müzesi,Türk Hava Kurumu Müzesi  bu yıl ki tatil gezilerimiz oldu.
         İki torun olunca "otaparkı olsun ve şehir merkezinde olsun"diye düşünüyor insan. Havanın yağmurlu olması bize engel olmadı.Yağmurluklarımız üstümüzde bahçede  bulunan uçakları inceledik.
           Uçmak kadar güzel bir şey var mı? Kar gibi yumuşacık bulutların üzerinde olma hissini anlatmaya kelimeler yetmez. Küçük bir müze, eski garın karşısı Ulus'ta arenanın yanı.
                                                   









             İlk kadın şehidimiz Vecihi Hürkuş'un yeğeni Eribe Hürkuş on yedi yaşında .Vecihi beyin kız kardeşinin kızıdır. Anne ve babasını erken yaşta kaybetmiş.Vecihi bey onu büyütmüş.tecrübesi yokmuş. Uçmayı çok seviyormuş. İlk uçuşu tahminen paraşütü heyecandan açamamış Yedek paraşüte dolanmış. Yere düşmüş.hastaneye kaldırılmış.Kurtarılamamış.Çok acı bir ölüm.


                                                Yarışmada ödül almış resimler






                       Mustafa Ayaz Müzesi Torunların sadece resim olduğu için ilgisini çekmedi.
                                                  Eskişehir yolu Balgat girişinde
Mustafa Ayaz'ın resimleri üst katta sergileniyor. Bir başka zaman gitmeyi düşünüyorum. Giriş on iki                                                                                     buçuk lira.
                                                                           



   

10 yorum:

tülin dedi ki...

Torunlarla gezmek harika olmalı :)
Müzeye belki birlikte gideriz kim bilir? Güneşli bir günde

parıldayan çiçek dedi ki...

Sevgili Tülin cin ali Müzesi var. Gmail. Adresimi yazdım sana oradan haberleşelim

hüznün tadı dedi ki...

Torunlarla gezmek harika da uçmak mı dedin ben almayayım Zehracım.

pelinpembesi dedi ki...

Biz Ankarada okurken bu kadar müze yoktu, şimdi bakıyorum
ne kadar güzel hepsi. Böyle bir büyüğüm olsun isterdim,
torunlarınız ne kadar şanslı.

parıldayan çiçek dedi ki...

pelinpempesi çamlıdere'de dokuz tane müze var.Bir gidişte torunla beş müzeyi gezdik.Belediye başkanı arkeoloji bölümünden mezun ve soba müzesini kurulacaktı. ağaç heykeller yol boyu vardı. üç kişi gelmiş puta tapmak diye bütün ağaç heykelleri parçalamış.

parıldayan çiçek dedi ki...

Mihriban uçmak kadar güzel bir şey var mı?Bir denesen.Sevgiler

Ecehan dedi ki...

Şanslı torunların şansı, bahtı hep böyle güzel olsun güzel anneanne <3

parıldayan çiçek dedi ki...

Sevgili Ecehan güzel dileklerin için teşekkürler. Torunlarla bende gezmiş oluyorum.

Sosyolog Ana dedi ki...

Çok tatlılar :)

parıldayan çiçek dedi ki...

Hoş geldiniz. Sevgiler sizi tanımak güzel alanımız birbirine yakın. Bende psikoloji çıkışlıyım.