12 Ocak 2017 Perşembe

Bu şehir ne kadar çok anı yüklü



Bu sabah facebook sayfasında fotoğraf sanatçısı arkadaşım Zeynel Yeşilay eski Ankara' yı anlatmış. Beni geçmişe gönderdi bir an. Bu sabah planımda bir kaç iş varken ben kendimi bu satırları yazarken buldum.
Bu sabah kahvaltıda haberleri dinlerken insanların kendi kendilerinin feshini gördüm duydum. İçtiğim çay ağzımın içini berbat etti. Yüreğim isyanlarda.
Bu sabah gençliğimi yaşadığım bu kentle beraber yaşlanmaya başladığımı hissettim. Gençlik Park'ta evlendiğim yerin bir ofis yapıldığını gördüğümde hissettiğim acıyı bu şehir büyürken geçtiğim sokakların ,binaların yıkılıp nasıl yok edildiğini görmenin acısını yazacak kelimeler aradım.
Ben bu sabah anılar denizinde boğulmadan günlük hayatın telaşına düşüp hüznümü saklamak istedim.
Kalkmalı bu masadan hayatın içine dalmalı . Anıların güzel mutlu olanına sarılmaktan başka bir şey yok galiba.
Bu sabah soğuk keskin ayazın beni uyandırması için terasa çıkıp günaydın hey Ankara diye bağırasım geldi.

8 Ocak 2017 Pazar

Doğu Akdeniz'in gizemli Limanı Mağusa

Kıbrıs adasının güney doğu kıyısında yer alır. Kıbrıs'ta ikinci gün tembellik etme dedim kendime hazır Kıbrıs'a gelmişsin Mağusa'ya git. Çarşının biraz ilerisinde dolmuş durakları var. Hafta sonu olduğu için saat başlarında kalkıyor dolmuşlar. Mağusa ile Girne arası bir saat ve 10 lira. eski bir dolmuş ama yolculuk çok yormadı. Kente geldiğimde hemen karşımda surlar vardı. Kenti bir baştan bir başa çevreliyor . 3 km uzunluğunda Surlardan St. Nicolas Katedrali ( Lala Mustafa Paşa Camisi) gözüküyor. Yakınında da Namık Kemal'in sürgün edildiği zindan. Zindan tamirde olduğu için kapalıydı. Bahçesini gezdim. Ardından bir taksi ye atlayıp kapalı Maraş bölgesini şöför Mehmet bey den bilgi alarak dolaştım. Savaşın acımasızlığını binalarda hissediyorsunuz .  Yarısı yıkılmış bir kısmında kurşun izleri ile adeta savaşa tanıklık yapıyordu. İnsanlar ders almıyor o da ayrı mesele.Daha sonra deniz kenarında bir kahve içeyim dedim. Tıpkı Maldivler gibi .Denizin rengi turkuaz ve kumu bembeyaz .Bir sonraki gelişimde burada denize girmeye karar verdim. Oradan Lefloşa' ya geçtim. Lefkoşa Mağusa'ya bir saat uzaklıkta. Dolmuş ücreti 9 lira.Lefkoşa^yı daha çok sevdim. Keşke ilk gün gelip uzun uzun gezseydim diye düşündüm. Bir sonraki gezi yazım lefkoşa olsun.




                                                             Kapalı Maraş bölgesi.




Son günlerde yaşananlar içimi acıtıyor. Ayrıca korku yorum korku yoruz. Arkadaşlarla buluşacağız Kızılay olmasın ,Bahçelievler olmasın, alışveriş merkezleri olmasın. Ya da septik olduk. oturduğumuz yerde arka masada arkadaş iki kişiden rahatsız oldu. Rahatlatmaya çalıştık .Mümkün değil. Bir şey ısmarlamadılar. Niye buradalar ? sorusunu sorarken  iki adam garsonla bir şey konuştu gittiler. Merakla garsona sorduk kim bunlar? Meğerse gittiğimiz yerin elektrikçileri. Paranoyak olduk. Kendimizi güvende hissetmiyoruz,  ne olacak halimiz soruları bir yanda diğer taraftan yaşam devam ediyor. Dün akşam Oğlum Efe'nin TED mezunları orkestrasında keman çalıyor. Güzel bir konserdi. Kalabalıktı. İnadına sanat , inadına eğitim , her şeye rağmen yaşamaya devam edeceğiz.
Kalabalıklara gireceğiz. Korkmuyoruz diyeceğiz.