28 Şubat 2016 Pazar

Bir günün hikayesi


Elmadağ'ın Karaca Hasan Köy'ünden ayağımızda poşetler hava yağdı yağacak yollara düştük.Elimizde torbalar,manzara muhteşem.Etraf meşe ağaçları ile çevrili. Dağları tırmandık. Elektrik yok. Ama gürül gürül akan çeşme vardı.Sessizliğin sesine derenin şırıltısı eşlik ediyordu. Uzaklarda arada bir öten kuş sesi. Şehirden uzak. Güner hanımın çay servisine ,İlhami Bey'in hamsileri eşlik etti.Koyu sohbetler ve mis gibi dağ havası. Evini açan İsmail Bey ve dostlarla yapılan dağ yürüyüşü ile zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık.











4 yorum:

Handan dedi ki...

bana bu hafta yürümek demeyin:) bir aylık yürüdüm ben:))) bir ara istanbulda trekking yapan yerleri araştırsam iyi olacak.

sevdicann dedi ki...

Trekking yorucu a iyi oluyor. Miss gibi temiz hava, yürümek gibisi var mi..

Yazdan Kalan dedi ki...

Keskin havası fotoğraflardan yansıyor. Doğada olmak gibisi yok.

Engin Ergin dedi ki...

Merhaba,

Böyle çok fotoğraflı gezdirmeli yazıları seviyorum :) Bir küçük önerim var: Fotoğraflarınızı sayfaya yerleştirirken biraz daha büyük ölçüde olması daha iyi olabilir. Çünkü mevcut halleriyle küçük kalıyor ve fotoğrafları incelemek için ayrıca üstlerine tıklamamız gerekiyor; eğer yazının gövdesinde daha büyük olurlarsa yazı ile fotoğraflar birbirinden kopmaz.

Renkli günler!