7 Şubat 2015 Cumartesi

Doğuya yolculuk 1 (Bir doğu masalı gibi)

Trenle Kars fotoğraf  gezisi ; hem de kış gününde üye olduğum fotoğraf kulübünün sayfasına düşmüştü. Yoksa rüyalarıma mı. Karar vermede zorlandım. Birç ok gezi grubuna üye oldum .Hep gitmek istedim ama bir türlü gidemedim.  Grupları tanımıyorum diye bahaneler uydurdum .Dedim ki gel şeytanın bacağını kır.  Geziyi düzenleyen arkadaşı aradım. Tamam geliyoruz. Aman Tanrım ... O gece uykularım kaçtı. Trende kuşetli vagonda tanımadığım insanlarla kalacaktım -neyse dedim. Bir gece idare ederim. Odada gruptan bir arkadaşla kalacaktım. Tanışırız dedim. .Bu düşüncelerin gel gitliği içinde gezi gününü heyecanla beklemeye başladım. Doğu ekspresine binme vakti gelmişti. Grupla karşılaşmamız. tren istasyonun çay salonunda oldu. Geziyi düzenleyen arkadaş Maruf Şinik ile önce internet sayfasında tanıştık sonra yüzyüze. Doğu ekspresinde yirmi altı saat  keyifli mutlu. Herkes Kars'a gidiyor gibiydi ,tren kalabalık. İstanbul'dan gelen fotoğrafçılık grubu, gezmek için giden oda arkadaşı, ailecek giden insanlar. Sanki tren kompartımanı özel kültür gezisine ayrılmış . Grupla  tanışmalar yeni dostlukların temelinin atılması.  
   Yol boyu manzaralar sanki birer karpostal.
 Tren camının arkasından çekilen fotoğraflar

 Trende tutduğum notlar (Tablet ile yazılmıştır,imlayı düzeltmeye çalıştım)


Bu trende herkes gezi amacıyla  gelmis .Ellerinde fotograf makinaları zamanı durdurup ekrana sığdırma telaşında.

Kuşetli trende yolculuk keyifli. Yataktan doğayı seyrederek gidiyorsun. Keyifli bir yolculuk.

Saat 9.00 insanlar kahvaltılarını yaptılar. Bir kadın ;heyecandan uyuyamadım dedi. Fotograf çekmek bir heyecan.

Şu anda Sivas Divriği`nde geçiyoruz. 
Şu an Erzincan ilinin sınırları Bağıştaş. Fırat'ın kollarindan biri üzerindeyiz.

Erzincan 11.00

nlerden cumartesi tarih 31 Ocak 2015

İstasyonda 10 dakika durdu Hava soğuk, eski kar var.  Şu an Tunceli ile ortak dağ Munzur Dağ'ı Şu an güneş çıktı.


Akşam, yavaş yavaş çökmekte
.Evlerin  ışıkları   yanmakta.

Kar gece mavisine yenik düşerek, önce buz mavisi olmakta.
Evlerin ışığı ile birleşen  zaman sanki masallardan çıkmış gibi.
Trenin camından yansıyan insan suretleri, kendi gölgesi ile hesaplaşmakta.

Kadın ve erkek seslerin kahkası ile taze demlenmiş çayın kokusu harman olmakta.

Yorgun bedenler sıcağın etkisi ile mayışmış

Yolcular binmekte,yolcular inmekte. 
Yeni bir istasyon.











Zamanın durduğu an.

6 yorum:

Makbule Abalı dedi ki...

Yazınız ve fotoğraflarınızla beni yıllar öncesine götürdünüz.Üniversite yıllarımda Adana'dan İstanbul'a kara trenle giderdik.Kuşetli giderdiniz ama indiğinizde eliniz yüzünüz simsiyah olurdu. Şimdi imkanlar daha farklı tabii. Ne zevklidir tren yolculuğu.
Ustaca çekilmiş güzel fotoğraflar ve yazınız gezinizin nasıl güzel geçtiğini anlatıyor. İnsanın çantasını alıp yola çıkası geliyor. Tebrikler.
Blogların okuma listesinde Uçun Kuşlar'ı göremedim.Bir aksaklık mı var acaba?
Sevgiyle...

parıldayan çiçek dedi ki...

Selam makbule öğretmenim ben sizi takip ediyorum.Yazılarınızı okuyorum. Bazı takipler özel bazıları genel.
Tren yolculuğu çok zevkli geçti. hemen çantanızı haırlayıp gidin derim.Beyaz çarşaf ,pike pırıl pırıl tren .İltifatınız için teşekkürler. Fotoğraf çekmenin başındayım. Sevgiler.

hüznün tadı dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın. Böyle uzun bir tren yolculuğu çok hoş. Ama cesaret ister:))

küçük Joe dedi ki...

Şahane bir yazı, şahane fotoğraflar, şahane bir macera. Ben de gitmek istedim. Hatta istiyorum. Eğer özel değilse maliyetini sorabilir miyim? Bir de o fotoğraf kulüplerinin ne yolla bulunuduğunu? Birisi bana Nikon'un fotoğraf gezilerinden bahsetmişti herhalde o da olur. Ah nasıl özendim. Nasıl...Nasıl...

Yazdan Kalan dedi ki...

Bu yazı dizisini zevkle, merakla takip edeceğim. Sevgiler.

parıldayan çiçek dedi ki...

Teşekkürler yazdan kalan.