18 Ağustos 2014 Pazartesi

GÖK DELİNDİ

                                                           Dışarıda alabildiğine yağmur
                              Kaç gündür sıcak ve nem . Ardından gökte bizde rahatladık.

14 Ağustos 2014 Perşembe

Benim bedenim, benim kararım



"Son on yılda sistematik bir biçimde kadın cinayetleri işleniyor.
Sadece 2014 yılının Haziran ayında, 17 kadın ve kız çocuğu öldürüldü.
28 kadına tecavüz edildi.
56 kadın yaralandı.
Taciz edilen kadın sayısı ise belli değil!
Son on yılda çocuk evliliklerin sayısı 488 bin..."

Bu satırların yazıldığı gün bile yeni kadın cinayetleri işleniyor muhtemelen!
Devlet kadın cinayetlerini seyretmekle yetiniyor. Çözüme yardımcı olabilmek için sanatçılar ve “Sivil Toplum Kuruluşları” işe koyuldu.

Son yıllarda artan kadın cinayetlerine dikkat çekmek için 2012 yılında
Hülya Karakaş'ın yazdığı ve uyguladığı performans o günden bugüne artarak büyüyen yeni kadın cinayetleri de eklenerek ve Sinop'lu sanatçılar ve kadınlarla gerçekleştirilen altı günlük bir atölye çalışması sonucunda 11 Ağustos tarihinde Sinopale 5 kapsamında yeniden sahnelenmektedir.

 Proje Tasarım ve Yöneten: Hülya Karakaş
Yönetmen Yardımcısı: Ece Denizci
Oyuncular: Gülay Bostan, Ece Denizci, Tülin Erkılıç, Yiğit Bahadır Kaya, Zehra Konukman, Aycan Özdemir, Aysel Sürek, Aytuğ Sürek, Simge Uzun
Çocuk Oyuncu: Onur Çevik
Işık Yerleştirme: Akliman Dijital, Okan Akliman
Fotoğraflar: Yeşim Uzunöz, Erkan Akliman
Türküler: “Sarı Gelin” Kardeş Türküler, “Mühür Gözlüm” Neşet Ertaş
Teknik Danışmanlar: Çağatay Şimşek, Mert Karaçıkay


Yukarıdaki yazı 5. Sinop Bienali kapsamında yapılan performansın tanıtım yazısı. Bu performansta ben de oynadım. Bir haftalık bir çalışma sonucunda 11 Ağustos'ta bienal kapsamında sahnelendi .Bu güzel projede yer almak beni çok duygulandırdı. Ezberin tam olması için denizden fedakarlık yaptım. Bir haftalık stres yaşadım. Oyun bitince insanların kadınların acı gerçeğine çok üzüldüm, kendimi tutmasam ağlayacaktım, duygulandım, demeleri özellikle kadınları çok etkilemiş. Bu proje içinde yer almak güzeldi. Yönetmen ve oyun yazarı aynı zamanda şehir tiyatroları oyuncusu Hülya Karakaş'a emeği için teşekkür ederim.Ayrıca bu proede yeni arkadaşlar edindim.
Dileğim kadın cinayetlerinin azalması. Aldıkları kararlarda tüm kadınlara saygı gösterilmesi  . Kadınlar öldürülmesin.

SİNOP'TA KADIN CİNAYETLERİNE DİKKAT ÇEKEN OYUN İLGİ GÖRDÜ








9 Ağustos 2014 Cumartesi

Balkondaki ay çekirdekleri

Ne kadar güzeldir,
Güneşe dönerler hep yüzlerini.
Umuda, dönüktür
Siz nereye çevirirseniz o  yüzünü çevireceği yeri bilir.
Çok bereketlidirler.
Bir taneden bir çok çekirdek çıkar.
Yetişmesi çok kolaydır.
Başlangıçta biraz kırılgan.
Ama büyüdükçe kalın bir gövde.
O kırılganlıktan ne zaman kurtuldu anlamazsınız.
Açtıkça size gülümser.
Hele saksısı ya  da yerini sevmişse büyüklüğüne inanamazsınız.
Bir tohum olur bin bereket.
 
  



Bu fotoğraflar Sinop'taki evden Ankara'dan geldi fideler. Son iki resim Ankara'aki evdeki terasta yetiştirdiğim ay çekirdekleri.

7 Ağustos 2014 Perşembe

Babamın tenekeleri

Günlerden pazar,  her zamankinden daha erken uyandı, balkona çıktı,. hercail çiçeklerini selamladı. Fesleğen kokusu uyanmasını sağladı. Gazanyalar,  günün aydınlığını hatırlatırcasına açmaya başlamıştı. Akşam sefaları da çiçeklerini geceye saklamak için uykuya yatmıştı. Genç kadın başını yukarı çevirince asma dallarının uzadığını, kesilme zamanının geldiğini söylemek için bahçede çiçekleri sulayan babasına seslendi. Babası sesini duymadı. Sonra söylerim diyerek yüzünü yıkamak için içeri girdi., içeriden annesinin yaptığı pişilerin kokusunun cazibesine dayanamadı, annesine çaktırmadan bir pişiyi ağzına  attı. Gün başlamış telaşı etrafı sarmıştı, çocukları uyandırmak gerekiyordu.
Sevdiği insanların yaşamından eksildiği o günlerin anısı yalnızlığın derin sularında içini sızlattı.
Sabah yürüyüşünde rastladığı sokağı süsleyen çiçek saksıları sanki geçmişi bugüne taşımıştı. yağ tenekelerini değerlendiren çiçek seven insanları , dar sokaklarda kapı önlerinde sokağı güzelleştiren çiçekleri . Bir şeyi sevmek gerekir diye düşündü.
Bu çiçek denilen güzel;. bir dal yada tohum farketmez ektiğinda biraz ilgi ile nasıl da güzelleşir ,insana yeni mutluluklar çiçekler verir.Ama ilgi ister,bakım ister. her çiçek aynı değildir. kimisi az su ister kimisi ışık. İlla güzel saksılara ekmenize gerek yoktur. eski bir tencere, plastik bir bidon ya da yağ tenekeleri. Kadın bunları düşünürken yol üzerindeki yağ tenekeleri içine ekilen sardunyadan  bir dal kopardı. Sevgili babasının mezarındaki kurumuş dalları sökmek gerek dedi. Ekeceği sardunya yada tırnak çiçekleri yazın kavurucu sıcağına dayanmaları mümkün değildi. Olsun dedi. yeni çiçekler almalı ve ekmeli bir saksıya . İnsanı mutlu eder. Hüzünlendiğinde çiçeklerin rengarenk görüntüleri oyalandırır insanı.Hüzün yakışmaz çiçeklere.
    Bu sabah yürüyüşünde yolda rastladığım yağ tenekeri içindeki çiçekler bana babamı hatırlattı.  Yedi ağustos babamın üçünçü ölüm yıldönümü. Sevgi ve saygıyla andığım sevgili babam ...Nur içinde yat .Yaşarken hep yanımızda olacağını sandığımız çevremizdeki insanların ,sevdiklerimizin anısı  insanın aklına gelince bir hüzün sarıyor. Güzel günlerin kıymetini bilmek gerek.