23 Temmuz 2014 Çarşamba

Sevgili Kadriye beni mimlemiş. Teşekkürler  Aradan epey zaman geçti.
1. En çok kırıldığın/incindiğin kelime?
Kelimelere takılmamaya çalışırım.
2.Herkesin kullandığı bir kelime olur.Ama senin için bir insan olur.O özel insan o kelimeyi kullanınca alınırsın?Ne düşünüyorsun?
Bazen uykusuz olduğumda yaptığım yanlışları söylenince şimdi yine uykusuzluğa sığındı dediler mi kızıyorum.
3.Seni en çok duygulandıran şarkı?
Olmasa mektubun yazdıkların olmasa
4.Daha önce seni bırakan biri geldi.Senden bir şans istedi sen de o şansı verdin.Ama buna rağmen yine bırakıp gitti.Şimdi yine pişman ne yaparsın?
Gidenin arkasından bakmamak en iyisi. Aynı hareketi yine yapabilir.
5.Nefret mi aşk mı?
Aşk
6.Birinin kalbini kırdığında nasıl gönlünü alırsın?
Özür dilerim .
7.Nasıl ağlarsın,bağırarak mı içine atarak mı?
Bazen bağırarak bazen içten . Ancak gözyaşlarım çok değerlidir.
8.En korktuğun şey?
Yanlış anlaşılmaktan
.9.Ruhun sıkıldığında ne yapmayı seversin?Kendini nasıl sakinleştirirsin?
Yürüyüşe çıkarım
10.Bazen kızılmasından hoşlanırsın.Peki en çok ne için kızılmasından hoşlanırsın?
Kızılmasından hiç hoşlanmam.
11.Şiir/Müzik/Öykü/Deneme?
Deneme,öykü,müzik,şiir
12.En son ne için ağladın?
Hatırlamıyorum
13.Birinde hemen etkilendiğin özellik?
Yaratıcı,pratik insanlar
14.Dayanamadığın şey?
Olumsuz düşünen,konuşan insanlar.
15.En sevdiğin duygu?
Heyecan duymak. özellikle araba kullanırken.

11 Temmuz 2014 Cuma

İnsan yaşadığı yeri tanımalı

Neden böle bir başlık attım. Dün eşim akşama Paşa Tapya'larında açılış var.deyince, ben orasını görmedim dedim. Eşim şaşırdı. Akşam dayı kızı geldi. Meğerse benden daha beter çünkü doğma büyüme Sinop'lu. O da Paşa Tapya'larını görmemiş. Konu Sinop'un sokakları, bir anımı daha anlatayım.
Dayı kızı bak seni bir sokağa götüreceğim dedi. Benim bildiğim sokak dedim. Gerçekten bir gün canım sıkıldı sokakları dolaşayım dedim. harika bir sokak çeşmeler var. Kale ,eski evler. İnsan genelde alıştığı yere gider. Ama en yakın  sokağın bir altına inmez. Paşa Tapya'larından bahsedecekken konu dışına çıkıverdim.En iyisi ben anlatmayayım fotoğraflar bu güzelliği anlatsın.









Arkadaşlar hem tarihi koruyup hem de doğal ortam sağlamışlar. yemekler güzel. Sinop'un mantısı, ıslama, ızgaralar var. Ama ben kendime bu olaydan ders çıkartım. Diyeceksiniz geç olmadı mı? Olsun insan her gün yeni bir şey öğreniyor. İnsan yaşadığı yeri tanımalı gezip görmeli. 

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Yine yeniden Sinop

Çiçekler yerlerini buldu. Bir kısmı kapı önündeki merdivene,bir kısmı komşunun evini süslemeye bir kısmı ya tutarsa diye sökülerek Sinop'a getirildi. Petunya ve tırnak çiçeği.hemen ekildi. Petunyalar tuttu gibi. Ama aklım terasta kalan çiğdemler ile kasımpatlarda. Onları indirmeye yada başka yere nakletmeye vaktim olmadı. Bıraktığım çiçekler bana dostluğu arkadaşlığı anlatıyor. Öyle dostlar vardır ki yeri çok güçlü onlar çok değerlidir. Bazen bir orkide gibidir. Nazlı sürekli açar. Senin için özeldir yeri. Bazıları menekşedir. Görüşmezsin ayda yılda bir kere görüştüğünde ilişkin kaldığın yerden devam eder. Bazıları. sardunyadır; dostluğu arkadaşlığı hiç bitmez ışıl ışıldır. Hele açtımı seni tümden kucaklar.Her zman yanında bulunur.
 Eşyalar toplandı. Yolculuk Sinop'a Buradaki çiçekler karşıladı beni.  Bir yerlerde okumuştum. Eşyalara ve insanlara güvenmeyeceksin diye.Ama dostların yine de yeri ayrı. Bu sene Sinop bienalin 5. Konusu kristaller ve kümeler . Karşımda deniz ruhum gibi gözümü dinlendiriyor. Şu anda çay bahçesindeyim. Ilık bir rüzgar esiyor ,karşımda deniz .
Yaşamak nedir diye sorsalar derim ki ik önce çok şey beklemiyeceksin hayattan. Sonra bakacaksın çevrene senin sevebileceğin arkadaşların var mı? Değer verdiğin insanlar..Bir de basit yaşayacaksın. Yaşamın acı ve tatlı yönünü olduğu gibi kabul edeceksin. Öfkeni kine dönüştürmeyeceksin. Her şeyi olduğu gibi kabul edeceksin.