23 Nisan 2014 Çarşamba

Çocukluk halleri

Siz hiç karıncalarla oynadınız mı? Kuşların peşi sıra gidip onları kovaladınız mı? Ya da kelebeklerin peşinden koştunuz mu ? Bunları yapmayalı yıllar oldu. Ayakkabılarım elimde öğle sıcağında annemin bizi uyuduğu sandığı zamanda sessizce kapıyı kapatıp evden çıktığım günler aklıma geldi. Kuşları kovalama yerine hayatı kovalamıştık. Çocuk olmayı unutmuş birden büyük olmuştuk. Ne kadar uzak çocukluğum. Sabahleyin yürüyüş esnasında ilk yazdıklarımı bir kadın oğlu ile ilgili olarak  telefonda söylüyordu. Şimdi çocuk parkında kaydıraktan kayan torunumu izlemek dışında çocuklarla iletişimim yok. Bugün ne yemek yapılacak. Kim hangi  yazıyı bloğunda yazmış onları takip etmek. Yaşamın olağan hadiseleri içinde gecenin gündüzü kovaladığı gibi yaşamın peşinde koşmak. Alınan kitabın heyecanını duymak (Böğürtlen Kışı ) Yazdığım yazıya kimler yorum yapmış onları okumak. Dostlarla yapılan buluşmalar .Baharın üşütmeyen havasını koklamak.Doğanın yeşilliği altında dolaşmak. Biz büyüdük ve kirlendi dünya diyerek geçmişe atıfta bulunmak. Çocuk olmayı, çocuk kalabilmeyi özlemek .Yarının hesabını yapmadan çocuklar gibi heyecanlı olmak...galiba en güzeli bu.

3 yorum:

Makbule Abalı dedi ki...

Bunları yaptığımızı unutmamak da güzel değil mi? Zaman zaman çocukluk hallerimize dönebilmek "kendimizi yenilemek" gibi.
Zaman zaman düşünürüm; O sorumsuzluk mu, saflık, doğallık mı, yoksa dünyanın umurumuzda olmayışı mıydı asıl bize cazip gelen?
Ben de çocukları çok seviyorum.Ve inanıyorum ki "çocukluk halleri" hatırlanabiliyorsa içimizdeki çocuk hala bütün canlılığıyla hayata göz kırpıyordur.
Sevgiyle kalın.

parıldayan çiçek dedi ki...

Teşekkürler Makbule. bence çok cazip yönü var.

Berfin Yalcin dedi ki...

Çocukluğumda yaşadıklarım bana hala ışık tutar... zaten yazılarımda hep geçmişi yazmayı daha çok severim. Hiç unutulmuyor ki..