6 Ekim 2012 Cumartesi

Prenses

Kadın bütün gece yoldaydı. Sabah 5'te istanbul'a indi.Şehir o saatte gecenin kalan sürecini tamamlayıp gündüzü kucaklamak ister gibiydi.Yavaş yavaş bazı işyerleri kapanımaya başlamıştı.Birazdan son müşterilerini uğurlayacaklardı.Dükkan temizlenip yeni güne hazırlanmalıydı..Ancak günün ağarmasına saatler vardı.Yorgun ama dinç gençler çay ve börek yerken enerjileri yerindeydi.
Adam.
-Bu saatte ne arıyorlar? derken
Kadın
-Onlar genç dedi.
Yatağa yattı.Bir türlü uyku tutmadı..Kalktı.Bir yürüyüş yapıp kent özlemini gidereyim dedi.
Adamın birisi    
 -Prenses diye seslendi.
-Gel kızım.
Kadın prensesin resmini çekti.Gözlerine inanamadı.Bayağı iri bir prensesti.İyi beslenmişti.Düşündü kadın gerçekten kendisi prenses olmuş muydu.?Yoksa prens ya da prensesler mi yetiştirmişti.Belki de ana kraliçeydi.Ya da birilerin prensesi olmuş muydu?Kendiniz hiç prenses  hissettiniz mi?Soruları ve cevapları zihninden film şeridi gibi geçti.




Ardından yolda kalabalık gördü. Bir baktı ki kalabalık.Adamın birisi iç çamaşırları ile .Bir kadın ile kavga ediyordu.Kadın yoluna devam etti. Bir karga son model bir arabanın üstüne konmuştu.Bu şehir yaşıyor diye düşündü.Kadın kendi kabuğunu kırmakta geç kalmadığını hissetti.Mutlu bir şekilde eve döndü.

1 yorum:

hüznün tadı dedi ki...

Ne güzel minik bir öykücük bu...