26 Ağustos 2012 Pazar

SİNOPALE Sinop'luları uluslararası sanat çevresi ile buluşturuyor.

Benim için bir tatil yeri olan Sinop Sinopale ile bambaşka çehreye bürünüyor.Açılışlar ,sergiler forum ile günlerim dopdolu yeni bilgiler öğrenerek zamanı geçitiyorum.Her bilgi zihnimdeki diğer bilgilerle yer değiştiriyor.Bu yıl ki bienal konusu "Gölgenin bilgeliği :bozulmuş bilgi çağında sanat"
Sinopale 4















İlk aklıma gelen Platon’un Mağara teorisi oldu.İnsanlar mağara kapısına dönük oturmakta ellerinden  boyunlarından kollarından zincirli.Mağaranın dışında asıl gerçeklik.Mağaradaki insanlar her şeyin gölgesini görmekte .Ne yansıyorsa onun gölgesi.Konuşmalardan onların zihninde kalan.Asıl gerçeklik dış dünyada.Ancak içlerinden biri zincirlerini kırıp gerçek dünyaya  dönebilirse orada da ilk önce gözleri kamaşacak.Tıpkı karanlıktan aydınlığa çıktığımızda olduğu gibi.İnsanın bütün bildiği mağaradaki görüntü ve yansımalar.Tıpkı insanın kendisine ait bilgisi gibi.Benim bilgim başkasının bilgisi yanında bir hiç.Epikuros’un söylediği gibi tek bir şey biliyorum oda hiç birşey.Mağaradan çıkan insan bu şaşkınlığa düşecek:her şeyi bildiği zanneden insanın şaşkınlığı içinde kendisi ile çelişecek.Gördüklerini öğrendiklerini mağaradakinlere anlatsa mağaradakinler bu insan delirdi diyecekler.Asıl gerçekliğin kendi gördükleri gerçeklik zannettikleri için.Mağara dışını anlatan insanda kendisi neyi görmek istediyse onu gerçek zannedecek.Anlattıkları da neyi anladığı ile ilgili olacak.Peki tüm bunlar sanata nasıl yansıyacak.Bilgi nedir.Bilen ile bilinen arsındaki bir ilişki.Küçük  bir çocuğu düşünün onun bilgisi yoktur.O ancak gördükleri sordukları ve onların zihninde bıraktığı izler ile dış dünyayı bilip anlamaya çalışır. İşte ben bu bilgiler ışığında bienali gezdim .Size onlardan birkaç kare ile gördüklerimi anlatmak istiyorum.

1 yorum:

Mehtap Kaya dedi ki...

Haziran ayında Sinop'u görme şansım oldu herşeyiyle çok güzel bir şehir tekrar görmek isterim.Sevgiler..