29 Mayıs 2011 Pazar

Sapanca gölü





Bugün saat 7.30 da yola çıktık .Açık büfe kahvaltı ve öğle yemeği göl havası aldık.şansımıza yağmur yağmadı.Ama yolda yağmur yakaladı.Güzel bir hafta sonuydu.

23 Mayıs 2011 Pazartesi

ONLAR MI ÇOCUK ?YOKSA BİZ Mİ ÇOCUK OLDUK


,Annem 2 yıl önce



Sevgili kızım bir önceki yazımda kendisini anlatmadığımı düşününce bu yazıyı yazdım.
Ne zaman kafam karışsa ona danışırım.Ancak o doğruyu söylediği için kızar öfkelenirim.Beni sürekli eleştiriyorsun derim.İnsanların daima olumlu yönünü söylemek lazım diye düşünürüm..Gerçekler içimizi acıtır.Bizde farkındayız.Yüzümüze söylenince öfkeleniriz.Dünün çocuğu büyüdü bize akıl verdi,diye düşünürüz.İlişkilerine bakar kutlarız.Ondan yeni bir tarif( yemek) yeni bir bakış açısı (Olaylara farklı gözle bakmak),beni heyecanlandırır.Ana kız olmak zor.Bazen de çok kolay.Annem ile ilişkilerime baktığımda kızımla ne çok benzeştiğimi görürüm.

arkadaş






Ne kadar önemli.Sıkıntılı bir anında ararsın derdini paylaşır rahatlarsın.Ya da bir kahve içimi aralığında görüşür,özlem giderirsin.Bazen de buluşmaların güzel bir birlikteliğin devamında bir kadeh şarabın verdiği huzurda o yanındadır.Uzun zamandır görmemişsindir,sanki yarım bırakılmış sohbetlerin devamıymış gibi kaldığı yerden sözler anlamını bulur.Aramızda farklılıklar vardır.Ne huylarımız benzer ne yaşamlarımız .Paylaştıklarımız vardır geçirdiğimiz güzel anlar.Belki de yeni paylaşımlar.O özel bir insandır.Benim arkadaşım dostum.Adı Mihriban onun kuzeni Emel .İstanbul'a gittiğimde geçirdiğim güzel anlamlı zamanın yolcuları.Geriye kalan anılarda kalan güzel bir gün, yaşanmışlık ve resimlerdeki paylaşım.

19 Mayıs 2011 Perşembe

istanbul

Eşime dedim ki 19 mayıs tatilinde bir Akdeniz tarafına inelim.İsınalım.Dersi olduğunu söyledi.Ben de istanbul'a sevgili oğluma gideyim dedim.
Yolculuk çok güzel geçtiHer yer yeşermiş arada sarı çiçekler.Oh be kendime geldim dedim.Manzaranın keyfine doyum olmadı.Kulağımda da Candan Erçetin'in bahar şarkısı doğayla uyumlu .anlamlı diğer şarkılaarı mesut mesut giderken arkamdaki bayanın koltuğunuzu çok yatırdınız hanfendi burada çalışıyoruz.bunalttınız sözü mutluluğun üzerine çöreklenmiş yaban kedisi hızında beni sarstı.Bir laf söylesem kavga çıkacak.ya sabır diyerek koltuk dik duruma getirildi.O arada öfkeden kan beynime çıkarken,sana mutlu olmak yok dedim.Kendimi sakinleştirmem için boşver önemseme sakin ol diyen bir mesajı kendime verdim.Bir film açayım dedim.Kaçak işcileri anlatan bir film izledim, Sonuçta keyifli bir yolculuk yaptım.Sevgili oğluma geldiğimi haber verdim.Meğer ne çok özlemişim.İyi ki gelmişim.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

telaş

Her sabah işe gelmek için bir telaş.Tabii k, ben de stres yaratıyor.Ucu ucuna yetişmek.Girişlerde elektronik parmak izi.Aynı zamanda çıkışta.Ben hazırlanıyorum.Ancak eşim çok tiitiz mutfağı dağınık bırakmak istemiyor,tabii o zamanda geç kalıyoruz bırak ben yapayım diyorum sen hazırlan.Tabii daha rahat oluyor.Sabahları bu sorunu çözmem lazım.İşimde çok mutluyum.Çalışanlarda bana danışmak için çocuklarını getiriyorlar.Beni nasıl mutlu etti.Anlatamam.Yaşasın hayat yaşasın.İşimi seviyorum.

ben ne zaman böyle oldum.



Kızlarla okul yemeğinde çekilen fotoğraflarda en kilolu benim .Moralim bozuldu hemen yürüyüşe çıktım. Evlendiğimde 43 kiloydum.Görümcem etek dikerken beli büzgülü dikiyordu kilolu olayım diye şimdide hangi kıyafeti giysem de zayıf göstersin diye ayna karşısında işe gitmeden önce kıyafet deniyorum.Ama kararlıyım.en azından zayıflamazsam diyetisyene gideceğim ama yemek yemeyi de o kadar seviyorum .Olsun yaşlanınca hiç veremem.Tek olumlu tarafı yüzümdeki kırışıklıklar daha az beli oluyor.
Sol taraftaki bir yıl önce

12 Mayıs 2011 Perşembe

YIKIM 2011



Yıkımdan önce sanatçılar devrede .Galatasaray'da terk edilmiş bir bina 15 günlüğüne sanat merkezi oldu.Yıkım 2011 Akarsu sok no 2 'de 27 Mayıs'a kadar görülebilir.İstiklal caddesinde Mısır Apt.arkasındaki sok.Sergi bitince bina yıkılacak yerine otel yapılması planlıyor.
Gazetede böyle bir habervar.Eski olan kullanılmayan herşeyi yıkıyoruz.En kolay şey yık,yok et.
Ressamlar,grafiti sanatçılar ve bağımsız inisiyatifler,binanın alt katında bir sergi oluşturdular.
30 yakın sanatçı,genç saatçılardan usta isimlere kadar birçok sanatçı bir arada.Yıkım yok edileni olduğu kadar hala var olanı da anlatıyor.Oğlumun çalışması ,büyük ihtimalle videosu da var.
Yıkmadan var olanı koruyup geliştirelim.

10 Mayıs 2011 Salı

ELİF

Uzun zamandır kitap okuyamıyordum.Geçenlerde Türkan' ,bugünlerde Paul Coelho'nun elif adlı kitabını bitirdim.Kitabı okurken yazarın günlük hayattan bunalıp çıktığı yolculuğu ve orada kendisi için değerli olan günlük yaşamda bunalımlarımızı aşıp kendimize gelmemizi sağlayan anların(bir tanesi aşk ,mutluluk vb.) hikayesi gibi geldi.İnsan varlığını anlamlandırken dünyaca ünlü yazar da olsan,ya da sabah akşam aynı iş yerinde düz bir memurda olsan bunalırsın.Bu bunalımlardan kaçmanın yolu varoluşuna anlam katmak.Bunalımdan çıkış yolunu anlatırken şöyle diyor. "Tek bildiğim meselesi olmayan hayatın faydasız bir hayat olduğuydu ."Zaten yazar da bunalımlardan çıkış yolunu bir başka cümlede şöyle özetliyordu;"insan yaşamalı,tecrübe etmeli ve hayatın anlamına kafa yormamalı." Benim anladığım daha doğrusu bildiğimiz şey;(Paul Coelho farklı söylemin altındaki gerçek )insan zihni sürekli meşgul olmalı yoksa kafayı yersin.Zihnin başka şeylerle meşgul olmazsa ölüp gidersin.Günü yaşa anı kurtar.

dün,bugün,yarın



Dünya üç gündür ;dün,bugün,yarın.Dün geçti,yarın belli değil öyleyse bugünün kıymetini bil.Ne güzel bir söz.Eski yazılarımı okurken (her yer bahar kokuyor) heyecanımı,canlılığımı satır aralarında bulunca kendime çeki düzen vermeye karar verdim.Bahar nasıl canlılık ,enerji,yeniden doğuşsa ben niye böyle olmayayım diye düşündüm.Dün gece uykum kaçtı.Düşünmeye,sorgulamaya başladım.Üzerime bir bahar canlılığı konuverdi.Kendimi kelebekler gibi özgür,kuşlar gibi kanatlı ,hissettim.her yere konabilir .Uzak diyarlara gidebilirim .Basit olan şeylerin kıymetli olduğunu gördüm.İnsanları olduğu gibi kabul etmeyi,eleştirme yerine eyleme geçmeyi.Bu bahar geç geldi ama ben yine hayatı ıskalamadığımı gördüm.

7 Mayıs 2011 Cumartesi

kiraz çiçekleri





Hayatı ıskalamadan yaşamak mümkün .Kıyısından köşesinden yani.Bir ucundan tutabilmek .Gerçekler ayrıntıda gizlidir.Ayrıntılar belki de bir yerde ipucu.Anın ayrıntısı ya da yaşama başka bir gözle bakmak için yakalanan ayrıntı.Ama eğerbazı insanların kişiliğindeki ayrıntıyı yakalarsan belki de onu o insanı çözmüşsündür.Her yıl ilkbaharda kiraz çiçeklerinin arasında dolaşmayı resim çektirmeyi çok severim ;yaşanmışlığın canlanmanın ifadesidir.Ayrıca kiraz çiçeği var olmanın yani hareketin ifadesi benim için .Belki de varlığın var oluşa kattığı anlam ,kimbilir.

6 Mayıs 2011 Cuma

hıdrellez

Bugün altı mayıs beni çocukluğuma götüren birgün.Geceden de dilekler gül ağacına bağlanır.
Sabahleyin erkenden kalkılır pınar ( Güplüce ) su alınır.Su ile güzel bir çay demlenir.Isırgan otu toplanır.Kapılar çalınır isırgan otu ile insanların ellerine değilir.Kapıya asılır.Birgün önceden de komşuların her birini tanıtan yüzük ,küpe,toka bir güpe konur.Ertesi gün tüm kadınlar süslenir.Saçlarına hanımelleri takar.Bizim avluda toplanır.Güp bir genç kızın başında açılır.Maniler söylenir.Kadınlar oynar.Bu bizim oraların eğlencesidir.Akşamda ateşler yakılır üstünden atlanır.Zaman tüneline girmiş gibi oldum.bir an için saçları sapsarı papatya tarlasında bir kız çocuğu gözlerimin önüne geldi.Şimdi onun yerini piknikler aldı.

hıdrellez